Bugün ferman verdi devlet:
“Sus!” dedi. Ben nasıl susayım?
Gördüğümü görmezden gelip,
Nasıl rahat yatayım?
Ben bununla doğdum,
Böyle yetiştim, yettim.
Şimdi her şeyi bir kenara,
Nasıl koyayım?
Kimseye belli etmedim hâlim,
İçimde tuttukça doldum, taştım.
Nasıl, kime anlatayım ahvâlim?
Susup köşeme nasıl çekileyim?
Peki, koyduk diyelim kalemi kenara,
Defteri kapatıp attık rafa.
Kalp durur mu yaşayan ruhta?
Nasıl yüreğime söz geçireyim?
Neymiş suçum, anlatın hele,
Kime dokunmuş benim sözlerim?
Devletime, milletime bağlıyım,
İhaneti sineye nasıl çekeyim?
Türklük yaşasın diye bütün uğraşım,
Millet var olsun diye bütün savaşım.
Türk’e düşmanlık edenle kavgam, dalaşım —
Ben bu kavgadan nasıl döneyim?
Sussam gönül razı gelmez,
Konuşsam zaten kırmışlar kalemim.
Hangi suçtan beni yargıladı hâkimler,
Hangi suçtan beni mahkûm ettiler?
Çok gördüm yarı yolda koyanı,
Gördüm menfaatine kavgasını satanı.
Bir de bilirim bu uğurda çile çekeni —
Ben şimdi hangisinden olayım?
Demezler mi adama “kancıktır” diye,
Demezler mi “korkaktır, dönektir” diye?
Utanırım varınca bir gün yanlarına,
Nasıl bakarım atalarımın yüzüne?
Ben bu yola baş koydum, dönemem.
Sonucu ne olursa olsun, vazgeçemem.
İki kızım var, milletime emanet —
Ben davama böyle ihanet edemem.
Derdimi anlattım; az dedim, anla.
Çok demeye gücüm kalmadı, anla.
Zincirler, zindanlar kârım olsa da,
Gördüğümü görmezden nasıl geleyim?
Ilgar demişler benim adıma,
Tanrı Türklük şuuru vermiş ruhuma.
El pençe durmam, boyun eğmem yağıya —
Ölürüm, iki büklüm yaşamaktansa.
Kayıt Tarihi : 28.06.2026 01:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!