ne zaman ki hoyrat bir rüzgar eser,
misk-i amber kokusu saçlarını anımsatır.
uzun yalnızlıkların ortasındaki canım,
alır akılsız başını,müsait bir kuytuluğa bırakır.
ayaklarım bir milim ileri gitmez,
ellerim dost yüzlerine selamı bırakır.
ta yüreğime kazınan bir yara olduğun düşer hatırıma,
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi



