ne zaman ki hoyrat bir rüzgar eser,
misk-i amber kokusu saçlarını anımsatır.
uzun yalnızlıkların ortasındaki canım,
alır akılsız başını,müsait bir kuytuluğa bırakır.
ayaklarım bir milim ileri gitmez,
ellerim dost yüzlerine selamı bırakır.
ta yüreğime kazınan bir yara olduğun düşer hatırıma,
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim



