Parmak uçlarımda kurumuş kırmızı bir iz,
Seninle dokunduğum yaz akşamlarından kalma.
Tatlıyla ekşi arasında bir yerdeyiz biz,
Tıpkı dilimin ucunda dağılan,
Hafifçe kanayan bir ahududu gibi.
Gözlerin...
Bir dalın en olgun meyvesi kadar mahmur, ağır ve derin.
Bir ısırıkta çoğalan, damağımda asılı o tarifsiz his,
Ne tam mutluluk, ne hüzün;
Aramızda yumuşak bir mevsim geçişi.
Yazın göğsünden sonbahara sızan utangaç bir kırmızılık.
Rüzgâr geçerdi saçlarından,
Kokunu avuçlarımın en tenha köşesinde saklardım.
Zaman, bir meyve gibi olgunlaşıp düştü daldan,
Tadın hâlâ dudaklarımda sönmeyen bir yangın.
Sevdamız biraz dağınık, güneş yanığı lekelerle dolu,
Üstüne sinmiş yazın aceleciliği.
Söyle, kim silmek ister ki böyle bir hatırayı,
Ruhumuza ahududu renginde damlamışken?
Eğer bir gün unutursam seni,
Zihnimin haritasında sessizce bir bahçe kurarım
Ve kalbim ilk meyvesine durduğunda,
Parmaklarımın arasından sızarak
Bil ki yine sen düşersin avucuma,
İnce ince, al al, kanar gibi.
Dr.Osman Akçay (Seğmenoğlu)
Kayıt Tarihi : 24.05.2026 13:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (2)