Yok olmuş bir gençliğin,
Satılmış hayallerin,
Ve bitmeyen düşlerin,
Yanıbaşında duran benim.
Çok yakıyor canımı,
Ay ışığı gören odamda,
Acı,keder yan yana,
Eğer mutlu başlayacaksam sabaha,
Dökmeliyim birkaç damla.
Dolmuş gözlerle baktım gökyüzüne,
Mevlâ değilsin, mecnunluğum erişmez sana;
Gamsız bir âşığım, hudut çizilmez ki bana.
Sanma yollar taşlı diye kestirme ulaştım sana,
Ey bigâne, güle diken sorulur mu?
İntiharımı süslüyorum birkaç eski kelamla,
Bir türlü çıkmıyor aklımdan,
Yağmurunda ıslandığım,
Karında yuvarlandığım,
Yaprağını savurduğum,
Gençliğimi esir almış sokak.
Senden kaçmak, aramaktan zormuş;
Ruhunu ruhumdan çek.
Meğer insan dediğin bu kadarmış,
Bu yürek sürgünü elbet bitecek.
Sen yaramaz bir çocuksun;
Kaç beden eskittim, unuttum.
Sen sevdamın en amiyane zannısın.
Gülüm, sevmeye hoş geldin.
Yanıyordu, duruldu; haklıymışsın.
Gelsen de artık, elin boş geldin.
Düşlemek ibadetti bana, dualarda seni.
İnsanoğlu,
Kendini sanma büyük,
Bu dünya bile küçük,
Ben daha çok yaşarım deme!
Can alıp,can veren var.
Gördüm dünya olmuş kaç bucak;
sevdim, ki bir hayattan böyle kaçılır ancak.
Söylenen sözleri evine götüren de var;
insanda gördüm nisyan da, güya müslümanlar kardeş olacak.
Yarına yok bir selamım, dünde bıraktıklarımadır nazım;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!