1/:
Çeker her yıl ayrı bir beni
Bu yılım benzemez gelecek yıla
Fotoğraf makinem bir yana
Bütün dünya bir yana.
2/:
1/:
Bitirdik kendimizi...
Ve biz dokunmuşluğumuzu yitirdik...
Zaman, arkasını gösteren bir ayna gibi balkırdı a yar!
İpek pamukluğunda bir eldi saçlarımızdaki,
Öyle ki gezinirdi çölde bir bedevi misal...
1/:
Bir ben bilirim acısını kardaşlık,
Ne olduğunu uğruna öldüğünün,
Ve rüyasına gömüldüğünün...
***
Batırıp Hazar’ın sahiline kardaşlık,
1/:
Nokta koyup ömrüme,
Verdim kendime tezkere.
Gez. Göz. Arpacık derinliğinde kuşum.
Şarapnelsiz bir kışlada sakin ve hep nöbette,
Askerliğimi vukuatsız ve katıksız tamamlamışım.
1/:
Bizim Ayşecik dedi ki:
'Güzeller güzeli bebecik,
Yüzü aya benzeyen küçük kız
Işıl ışıl olsun saçların,
Gözlerin iki yıldız.'
Yani her şeydi akşam…
Sabahla birlikte,
Liğimiz gibiydi gece,
Leyin nihayetlenmedi mi desem ki? Bil,
Mem ki ne kadar çeker bir uçtan- uca Rum?
Evet, aşk bir uçtan öbür uca Karakurum…
1/:
Bir dalgalanma oluyordu alt ucundan vicdanın...
Şıra ilk kez geçiyordu imbikten. Kevser boğazdan... Ne menem işti bu içiş, bira dururken. Erimiştik biz de fenomen bir fermantasyonda. Ve alemlerin ucunda metalik maskeler gibiydik. Dim dik ve biraz da gurur... Duruyorduk ya bir yörünge ucunda hani... İsterdik ki hep ileri... Ama gel de kımılda. Çünkü henüz zamanı tanımıyorduk. Farkında mıydık lahuti mekanların? onu da bilmiyorduk. Ateş, sorguçlu başlarımızın önündeki aydınlık yolu aydınlatıyordu. Ara ara... Farklı kimlikleri sorguluyordu ilk yıldızın lordu. Ordu kılıçlarını biliyordu. Zamansız bir tarihten kaçan orfeistlerin imanı gevriyordu. Yalnız yaşamlarının alt ucundaydılar öncül kuarklar. İlk sadmenin kıvrıntıları da farklıydı galiba biraz sandığımızdan. Ki biz de arkaya bükülüyorduk. Kanı kaynıyordu bir hakanın...
2/:
Bir dalgalanma oluyordu alt ucundan vicdanın...
Yarandık yaşıtlarımıza. Yar adamlarının felsefelerine vurgunduk. Ancak onlara ve bana ve bize hiç benzemiyordu çevredeki türküler. Çın çındı metalik yankılar ateş kayalarında. Füsusul hikem diye bir kase çatlıyordu orta yerinden. Hikmetül beyansa şerh şerhti. Helezonik bir kırıntıyla yayılıyordu ilk yörüngeler. Sarsılıyordu kozmo duvarları her bir yanın...
1/:
Buğdaylar sararınca,
Yola çıktı bir oğlan.
Kaf dağına varınca,
Karşıladı Keloğlan.
2/:
İnanın,
Boş iş değildir insan dediğin!
Taşın gediğine konan elzem bir parça,
Murassa bir kılıcın kabzasında hakik haceri,
İri bir sorguç elması sultanın sarığında,
“Yada taşı”ndaki kut…
1/:
Kaldır kapağını tembel yüreğim,
Güneş çavar,
Yol görünür gidene...
Bir âleme ulaşmaksa ereğim,
Öküz ölür,




-
Mahmut Okur
-
Salim Kanat
Tüm YorumlarÜstadı şahsen tanımamakla beraber memleketlisi (Sorgun) olmam hasebiyle ismen bilirim. Benim de Ahmet Yozgat adında bir eski arkadaşım var. Şiirle de ilgilenmez. Bu sayfayı görünce sandım ki O... Sonra şiirlere ve şiir sayısına baktım da aman Ya Rabbi... Bir ömre sığmaz bunlar hem de bu kalitede, ...
Birkaç şiirini okur okumaz anladım ki sıradan olmayan, farklı, orijinal bir şairle karşıkarşıyayım. Şairin üretkenliği karşısında hayretimi de ifade etmeden geçemem. Kendisini okumaya ve takibe değer buluyorum.