kanatlanıp gidiyorum kanatlarım terli,
yüzünü özlüyorum yüzün kirli,
düşeceğim bir yerlerde
solardı içinde geçmişin yazı
akkanatlı kuşlar doluşurdu avluya
siyah-beyaz bir resim kopardı geçmişten
gelirdi gözüne düş ile
yürürdün yürürdün dururdun
Yüreğinin çırpınışlarını hissetmeye başladım şimdi
Vurur durur bedelsiz akşamın karanlığına
Tutamam gözlerini
Görmeyesin diye karanlığı
Asamam fani isteklerimi yüzünün çarmıhına
Kuşatamadım yüreğinin viran şehrini
Ah lora...
Dedim...
Gitme...
Herkes sevemez...
Sen herkesi..
Vatanın yavuz hırsızları
çalmadık kapı bırakmadı
girmedik ev
meydandan
televizyondan
bacadan
Şehri amedin
siyah taşlarına
sakladım o yalım düşleri
gecemi gündüzüme kattım
seninle bölüşmek için ekmeği
Tarih zindandaydı
Zindan toprağımda
Toprağım tarihteydi
Tarihim kanımda
Dur
Bak sökün etti turnalar şafağa
Uyandın...
Bin yıllık uykundan
Turnalarla kalktın ayağa
Ve baktın
Lora...
Avutma beni gözlerinle...
Biliyorum yarım kaldı herşey...
Lora...
Deniz gibi bir mavi
ve kıyısından uzaklaşan bir gemi gibi...
maviliklere dalıp gitti...
şehirlerde durmayan farlar
yollarda geziyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!