seni yüreğimin çöllerine sürgün ettim
yağmursuz,duldasız,dalsız,ağaçsız
sonsuz çöllere sürgün ettim seni
ah dişlek sevdam
gidermiydin böyle sevdanın en sarp yerinden
açarmıydın avucunu güneşe
Gece yarıları vakit
Kızgın güneş diğer tarafta
Erteledi çocuklar
Bisiklete binmeyi,bilyeyi...
Kuş ara verdi uçmaya
Karınca çalışmaya
Pusatsız ferman düzmüşler sağıma-soluma
Kalmışam ortalıkta üryan
Günü dokumuşlar halı tezgahımda
uyuyacaksın
düşü yarına ertelenmiş bücürlerin gecesine
ve düşürmeyeceksin dilinden hiçbir yalanı
bana tutkularını ver
bağlamalıyım kendimi
bir yusufçuğun kanadına
dilgüzarı mesken ederdi
viran bahçesinde narinim
bizim oraların rüzgarı
sert olur narinim
turnalar gelende
hasat-harman yeşerende
Yaşam diz boyu karlar altında efsuna
En çok sen üşüdün
Dolanırken peşimde cadde cadde
En çok sen ağladın bana
gel otur mısra dökeyim alnına
çınlasın yüreği taş olan kömür işçisinin
düşsün karanlığa kömürler
batsın ay kömür ocağında
siyahlığa bulansın
metana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!