Hoşçakal,
Yalancıktan bile olsa başımın üstünde çırpmadığın kanatlarından öpüyorum.
Eğer akarsa göklerin gözyaşları
yumuşatır taşlaşmış toprağı
düşünme
o karanlık toprağın
bağrına hapsettiğin tohumu
aydınlıktan başka bir yere değil
Alaimisema işte orda;
İsteyen istediği rengi alsın.
Tek bir yıldız kalıncaya dek
Asuman yağmalansın.
Şehîdimin pak alnı kadar parlak
Bir hilali al, sarsın…
Sureti dost, nesne-i siluetlerden usandım, yaktığı mum yatsıyı bulmazlardan usandım, yok vefası fitnesi çok bu çağdan usandım...
Sen, Gündüz, Güneş Ay ve Yıldızlar,
Giden yaz gelen sonbahar,
yürüdüğüm kaldırımlar, banklarına oturduğum park
etmemeliydi işe çıkan hırsızlar fark
Yanan bendim bilen gece İkimiz olmalıydık sadece
Kuş yemi, kedi kuşu, toprak kediyi yedi.
Tin ve zeytin hepimize yeterdi. Yetmedi..
Kaç yaşında olduğunu bilmeyen bir çocuk, Alamut gizi ketumu onüçüncü havarisi Hazreti İsa’ nın,
Geleceğe dair en büyük beklentisi panayırı, şehri, inekleri ve koyunları görmek olabilir.
Küflü tiyatro sahnelerinin vazgeçilmez pantomimcisi,
ister istemez ayrı düşen dostların katledildiği seri cinayetlerin meşhur faili




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!