Hüzünle geçtiğini sandık her günümüzün
mutlu günleri de sinesinde sakladığını
unutmuştuk sandığın dibindeki albümün
Uğur böceği yapraklarına
papatyanın
Sevip sevmediğini sordu
Onu erkek arkadaşının
Seviyor diyen her bir yaprağa
Çok eyleştin ey zaman, zalimin hüküm sürdüğü günlerde,
Doğu Türkistan'ın esareti ne zaman kalır dünlerde,
Sür ey zaman atını dört nala sür,
Doğu Türkistan'ın hür olduğu günlere sür...
Hoşçakal,
Yalancıktan bile olsa başımın üstünde çırpmadığın kanatlarından öpüyorum.
Eğer akarsa göklerin gözyaşları
yumuşatır taşlaşmış toprağı
düşünme
o karanlık toprağın
bağrına hapsettiğin tohumu
aydınlıktan başka bir yere değil
Sen, Gündüz, Güneş Ay ve Yıldızlar,
Giden yaz gelen sonbahar,
yürüdüğüm kaldırımlar, banklarına oturduğum park
etmemeliydi işe çıkan hırsızlar fark
Yanan bendim bilen gece İkimiz olmalıydık sadece
Kuş yemi, kedi kuşu, toprak kediyi yedi.
Tin ve zeytin hepimize yeterdi. Yetmedi..
Kaç yaşında olduğunu bilmeyen bir çocuk, Alamut gizi ketumu onüçüncü havarisi Hazreti İsa’ nın,
Geleceğe dair en büyük beklentisi panayırı, şehri, inekleri ve koyunları görmek olabilir.
Küflü tiyatro sahnelerinin vazgeçilmez pantomimcisi,
ister istemez ayrı düşen dostların katledildiği seri cinayetlerin meşhur faili




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!