Her sabah her sabah fırlanır gene
Esti yavaş yavaş yeliniz dağlar
Ben derdime yanıp yanıp ağlarken
Siz mi dertlisiniz dumanlı dağlar
Her sabah her sabah bülbül uyanır
Akkale'de eğlemişler
Ala kana belemişler
Kör olasın kanlı düşman
Ala kana belemişler
Nesini deyim nesini
Halbur derler küçük yayla
Yarim yaraların heyle
Kulakların duysun eşim
Ben d'ağlarım günde böyle
Göçü Halbur'dan yürüdü
Kırlangıç yapar yuvayı
Çamur sıvayı sıvayı
Ahmed bana yegen düşer
Babam başından dolayı
Ocakta kahve kavrulur
Arslan-Taş'ın koyağına
Çizme giyer ayağına
Kaymakamdan ne olur ki
Vali gelir ayağına
Kara kakil bıldır bıldır
Ali'nin güvercini iki
Uçtu biri kaldı teki
Salıngacın büyük seki
Konmam Ali'm olmayıncak
Bacada tüfengin sıkıldı
İnce bezden ketenimiz
Hiç kalkmıyor yatanımız
Kalmadı ağam kalmadı
Çıbık gibi bitenimiz
Atladım geçtim dereyi
İngin meşelerin yaprağı yerde
Siyah ebruların yüzüme perde
Elime geçersen bir tenha yerde
Kurtuluş mu vardır ağlamayıla
Ben seni koyvermem yalvarmayıla
İreyhanım çanakta
Çifte de benler yanakta
Yeni de bir yar sevdim
Saraylarda konakta
Haydi limonum haydi
Irmak akar yan'adalı
Çadır tutar ban odalı
Menclisin tadı kalmamış
Emmimin oğlu gideli
Kır atı kapuya çakar
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!