Giderim Erzincan'a
Derdimi yana yana
N'oldu ağama n'oldu
Ağamı düşman vurdu
Komşular memnun oldu
Gidin askerler gidin de Yemen'e gidin
Uzakta yolunuz menzile yetin
Veysel Karani'yi ziyaret edin
Hasıl olur himmetini görene
Yaşa padişahım sen binler yaşa
Giren ayın ikisinde üçünde
Sarı altın yalanıyor saçında
(Sarı altın yalabıyor saçında olmalı)
Kadın Ümmü'm on üç on dört yaşında
Coşkun çaylar Ümmü'm suya vurdu mu
Gitticeğin sokak mıydı yol muydu
Yediceğin şeker şerbet bal mıydı
Dakıldığın budak mıydı dal mıydı
Naziklikten ince düşmüş beliniz
Uğrun uğrun dost bağına girmeli
Giye giye eskitmişsin alları
Başıma getirdin türlü halları
Gelir diye çok bekledim yolları
Yoksa yemin mi ettin gelmemesine
Ulu yol üstüne kurmuşlar pazar
Göklere çekilir garibin zarı
Ben neye sevmişim vefasız yarı
Tövbeler tövbesi sevmeyim gayrı
Viran bağlara döndüm ben gayrı
Yeşil ipek mavi ipek bükeyim
Gül ezerler gül ezerler
Gülü tabağa dizerler
Güzeli candan severler
Çirkini baştan savarlar
Ata binsem coştu gönül
Güneş gibi dağ başında dururdum
Akşam sabah aşmak üzre olurdum
Hiç olmazsa yavrularım görürdüm
Bana ettiklerin bulasın gelin
İlahi Mevla'dan bulasın gelin
Günlerim gam ile geçti
Gurbet elde işim bitti
Ölüler bizi unuttu
Sağlar yolumuzu gözler
Aşalım dağlar aşalım
Sektirir Kır-At sektirir
Gümüş ireşme döktürür
Hükümetin kapusunda
Uşaklara kur'a çektirir
Ak konağı koyak koyak
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!