Tuna nehri akmam diyor
Kenarımı yıkmam diyor
Ünü büyük Osman Paşa
Ben yerimden çıkmam diyor
Tuna nehri akıp gider
Çuka işlik büküm büküm
Yekin kara toprak yekin
Yaraların azgın ise
İstanbul'dan gelsin hekim
Elçilerin erişiyor
Keten gömlek giyer göğsü delmeli
Kul olup da kapusunda ölmeli
Oğlun öldürüp de gelin almalı
Baba nerden aldın sen bu gelini
Gelini gelini nazlı yarimi
Karartısı çok da ordusu fena
Döğüşen yiğitler de boyanır kana
Kasavet mi çeker seni doğuran ana
Basının çelengi al Türmenoğlu
Bindiğin de Aşkar mıdır ya Düldül
Kuyuya bakır saldım
Gözünü çakır sandım
Çakırım şöyle dursun
Kara gözlüye yandım
Turnam turnam turnam
Uçar güvercinler görünür alem
Yar bana göndermiş gurbetten selam
Gözyaşım mürekkep kipriğim kalem
Ayrılık defterin yaz uğrun uğrun
Düğün olur arap atlar bağrışır
Üç kumandan geldi Zara'dan geçti
Soğanlı Dağını top nerden aştı
Asker olanların tebdili şaştı
Seneler içinde illa bu sene
Seneler içinde kanlı bu sene
Ufacık taş ile kale yapılmaz
Çıkıp çıkıp yar yoluna bakılmaz
Bir ben ölmeyinen dünya yıkılmaz
Gene gurbet ele düştü yolumuz
Kim bilir ki nerde kalır ölümüz
Ufak ufak meyhanenin daşları
Hilal hilal olmuş yarin kaşları
Gir koynuma bağışlayım suçları
Ateş düştü Edirne'nin içine
Kabahat bende arkadaşın suçu ne
Ulusuyum ulusuyum
Ben gönlümün delisiyim
Öyle değil mi aşiret
Ben ilimin yarısıyım
Arık suyunu geçti mi
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!