Kulak verin rüzgârın buğulanmış sesine,
Vedâ etti tabiat hazân elbisesine.
Güneş dağın ardını gayrı erken aşıyor,
Karanlıklar uzarken gece ağırlaşıyor.
Bir garip kul düşse dara
Hızır olup varmak gerek.
Hüzün yüklü gönüllere
Yûnus gibi girmek gerek.
Her zerrenin var hikmeti
İster zengin ister fakir
Kibir kula yakışmıyor.
Kalbimizi kuşatan kir,
Kibir kula yakışmıyor.
Tevazudan ödün verme,
Aylarca aradım, çırpınıp durdum
Buralarda pek ev yok dedi adam.
Sesim titreyerek kirayı sordum
Önce daireye bak dedi adam.
Birer birer odaları gezdirdi
Gül sararıp solduğunda
Bülbül pervaz vurmaz imiş.
Dostu iyi olduğunda
Yol insanı yormaz imiş.
Kibrin kalesini yıkan,
Bin yetmiş bir yazı geldik
Güzel vatan Anadolu.
Her taşını kutsal bildik
Güzel vatan Anadolu.
Alparslan'ın gür sesiyle,
Takvim yaprak dökünce
Gün gün zaman tükenir.
Geçer deli çağların;
Dizde derman tükenir.
Rızkı helâlinden bul,
Nasipsiz susayıp varsa sebile
Bir avuç içmeye el gitmez imiş
Tüm yollar önüne serilse bile
Nasipten öteye yol gitmez imiş
Henüz alışmadım beton dünyaya,
Arıyı, peteği, balı özledim.
Bazen traktörle bazen de yaya;
Yaylaya gittiğim yolu özledim.
Ala şafak oba olur ayakta,
Kaderine sakın küsme,
Sabrın sonu selamettir.
Yaratan'dan ümit kesme,
Sabrın sonu selamettir.
Çatlasa da sabır taşı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!