Geçiyor zaman günden güne
Yapmadıklarımdan sinirliyim düne
Bazen buz, bazen su gibi zamanım
Ben her geçen gün geçmişime pişmanım
Beni odamda karanlığa hapseder
Bulutlarla anlaştım
Latife yağıyor bugün
Sana...
Hep sana...
Ve sadece sana...
Hatırlasan acı, hatırlamasan acı
İkiside birbirinden beter bir sancı
Hafiften esen rüzgarın ıslık sesleri kulağımda
Yağmur çarpıp gözyaşı gibi dökülüyor camda
Sebepsiz suallerim birikiyor her gün kafamda
Hep yıldızlar bakıyor, insanlar kayıyor hayatımda
Buz gibi soğukta güneşim ısıtırken
Umudu kalmayan bana umudu veren
Suskunluğuma ise diz çöktüren
Gönlümü fetheden bir kraliçe, sen...
Yalnızlık kalbime hakim olurken
Seni sana anlatamam
Nasıl başlanır ki anlatmaya
Gözlerinden mi başlasam
Ellerinden mi
Gülüşünden mi
Başlayamam ki
Geceleri havada ayla yıldız yok
Gündüzleri gökyüzünde güneş yok
Sessizlik ve yalnızlığıma çare yok
Sebepsiz ve anlamsızca giderken, sen...
Artık kalemde mürekkep değil, gözyaşı var
Seni göremediğim günler
Ah o günler
Sanki hiç yokmuş gibi
Kalp idam mahkumu olmuş
Yapraklar ilkbaharda solmuş gibi
Karanlığın bıraktığı noktada
Bir ben birde yüreğim ortada
Karanlığımı aydınlatan senken
Söyle sensiz nereye giderim
Dünyayı sen varsın diye severken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!