Ahmet Ihsan Arac Şiirleri - Şair Ahmet I ...

Ahmet Ihsan Arac

Hizmet demek vermek demek
Veremez almaya alışmış olan
Rahatı rehaveti silmek demek
Kalamaz yatmaya alışmış olan

Yüreği bırakıp gitmek demek

Devamını Oku
Ahmet Ihsan Arac

Yıllardır içimde kırılan ışıklar
Kırılan içimde oluşan boşluklar

Yüreğim bir boşluk, kuytu bir mağara
İçinde ıstırapla sarkar sarkıklar

Devamını Oku
Ahmet Ihsan Arac

Türkülerin keder elemiyor artık ey ozan
Sızıdır sadece sazından kalbime sızan

Aşk kokmuyor kolların bana artık, ey bahar
Eserken kalpte zemheri, yaza çıksam ne yazar

Devamını Oku
Ahmet Ihsan Arac

Hüzün doğmuş kucaklarına mevsimin
Kollarında yeni yetme renklerle tüm ağaçlar
Mevcudu koruma hayalindeler
Oysa düşüyor birer birer
Rüzgârın kulaklarına fısıldadığı yapraklar

Devamını Oku
Ahmet Ihsan Arac

Denizin dudaklarında bir şarkı
Sahilde seni şakıyor dalgalar
Tükenmez kaynağında bu aşkı
Taşınmaz yazıyor taşlarla yosunlar

Ay yüzünden denize yansıyan

Devamını Oku
Ahmet Ihsan Arac

Bir laleye dokunsam
uçar mısın
Hangi gülü çeksem
İçime
İçinde sen varsın
Ey karanlıklarımı aydınlatıp baharlarımda açan

Devamını Oku
Ahmet Ihsan Arac

Alçak bir iktidara sahip olabilmek için yüksek ihtiraslar gösterin!
Zira yüksek hedeflerin hırsları alçak iktidarlara çok derin.

Şeref verin şöhret alın, haysiyet verin şan alın, güç alın, alın..
Guam çukurunda tezekten kule yapmış bok böceğinden hallicedir halin

Devamını Oku
Ahmet Ihsan Arac

Sırtında taşır ikindi gölgeleri
Geceye gebe akşamsı karanlıkları
Yutunca annesini rahminden geceler
Ne aksam kalır geriye ne gölgeler

Sıyrılıp gölgemden postumu kaptırarak

Devamını Oku
Ahmet Ihsan Arac

Erzurum'un Doğu Karadeniz bölgesine düşüyordu köyümüz. Yatılı okuyordum. Ortaokul ikinci sınıfa henüz geçmiştim. Yaz tatili için köye gelmiştim.
Bir gün benden büyük iki evli ablam beni aralarına aldılar. Biri kollarımı tuttu. Biri burnumu tuttu. Sevdiğin biri var mı diye sıkıştırmaya başladılar. Acımaları yoktu bana. Burnum koptu kopacaktı. Ben de kadar saftirik gibi gezerdim. Beş kız kardeşim olduğu için, başka kızların sevgili olabilirliği aklıma gelmemişti. Aşk nedir, sevgili nedir az çok bilirdim. Zira Erzurumlu ozanların âşık türküleri ile büyüdüm. Ama âşık olmak, sevmek daha henüz benim aklıma düşmemişti.

Benim acilen yalandan bir isim verip içine düştüğüm cendereden kurtulmam lazımdı. Biraz düşündükten sonra aklıma uzaktan akrabamız olan ve aynı yaşta olduğumuz bir kız geldi. Köyde yaşamazlardı. Erzurum'da yaşarlardı. Yazları köye gelirlerdi. O yaz da köye gelmişlerdi. Aynı yaştaydık. Falanca falanca demiştim can havliyle. Burnumu kurtarmıştım.

Daha sonraki günlerde ablamların sebebiyle radarıma girmeye başladı o kız. Güzel bir kızdı. Aynı mahalledeydik. Hatta evlerimiz onun dedesinin evine çok yakındı. Daha önce hiç umurumda olmayan kızı her gün görmek istiyordum. Bir gülüşü, tebessümü vardı; O gülerken etrafımdaki her şey dururdu. Her gün görmek istiyordum. İkimiz de henüz 13 yaşımızda olduğumuz için sıkıntı olmuyordu. Beraber bahçeye tarlaya her yere giderdik. Ben bildiğin aşık olmuştum ona.

Devamını Oku
Ahmet Ihsan Arac

İlkbaharda çiçekler açar
Yeşerir kara toprak
En enfes kokular yayılır
Anne kollarında kucak
İlkbaharda bayır bucak

Devamını Oku