Eski günlerde bir özlem içimde,
Yankılanır eski şarkılar rüzgarında.
Karanlıklar içinde kaybolmuşum,
Hüzün dolu anılar sarar içimi..
Pişmanlıkla yoğrulmuş yaşanmışlık,
Zamân-ı gamdır, her nefes hüzünle doldu, Alemin fâni yüzü bende dertler buldu.
Bir âh ederken gönlümden geçer seherler,
Bu yolda gam çekmeyen, yâre ermek buldu.
Akıbet-i ömrümde kalmaz bir iz bile,
Her zerrem toprak olur, sanki bir hicr ile. Feryâdım semâda yankı bulmaz, nâfile, Gönlümde süküt saklı, akşam karan bile.
Seher vakti inerken gönlüme gam yelidir,
Bir damla nur ararım, içim küle gelidir.
Dualar titrerken kirpiklerimde sessiz,
Kalbimle konuşan bir hüzün elçisidir.
Yıldızlar gözyaşı gibi düşer semâdan,
Karanlıkta kayboldum yıldızlar şahit .
İzi var, yolu yok ay şahit.
Bir başıma kaldım, soldum gece şahit.
Hava soğuktu sığınacak bir yer bulamadım
Susukunum , kalbimdeki çığlık konuşuyor .
Soğuk bir intikamdan sonra artık yaşamak için bir amacı, bir hedefi kalmamıştı. İntikamın birşey değistirmediğini anladığı o an ıssız, soğuk bir sokakta tenine yapışmış elindeki koyu kanlara sigarasından zehrini aldı ve etrafına baktı, ama bi yanı buruktu çünkü bu intikam için ailesini,sevdiği kadını,benliğini her şeyini feda etmişti. Hava birden bire daha da soğumuş gibiydi, bir şey hissedemiyordu. İntikamın soğukluğunun kendisinin canını da almasını istermiş gibi kalkmamak üzere buz tutmuş yere uzandı, her şeyini feda ettiği bu intikam bittiğinde feda ettiği şeylerin intikamını kimden alacaktı..?
Oyun bitti.
O bitti.
Bir yıldız sönerken gözümden içeri,
Geceye sığmayan bir ah olur adım.
Ne vuslat umarım, ne döner seheri,
Kendimden sürgünüm, yitik bir gecedir adım.
Zamanın eşiği dökülür dilimden,
Bir kuş uçar, kanadı kırık,
Gökte yankılanır hüzünlü bir çığlık.
Nereye gidersin ey garip ruh,
Gölgede kalmış, solmuş bir tutku.
Bir vakit sevdalar alevdi,
Ey gönül, bu dünya hep yalan olur,
Dünya döner, ama derman bulunmaz.
Kadehler dolsa da zehir misali,
Her yudumda yalnızlık bir başka durur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!