Kaldırmıyor bedenim, kanlar akıyor avcuma
Her damlası değerken şu hakikat burcuna
Her değiş bir dua yardım et bu kuluna
Bu kanama bir gün diner mi albayım?
Bu düzen tersine döner mi albayım?
Henüz çocuksun diyorlar bana
Çocukluk da neymiş albayım
Bir çocukluk borçlu hayat bana
Gençliğimi hibe ettim albayım
Giyinişime takılmış insanlar
On sekiz yıl önce gözlerini açan
O gün alamadığı nefesi bugünlerde arayan
Hayatı çetin, hayalleri büyük olan
Altın saçlı çocuk, iyi doğdun!
Yürüdüğün ilk an muallak
Senin adınla yürüdüm bu şehrin dar sokaklarında
Senin gücünü hissettim attığım her adımda
Ve bir gün hakkettiğim yerlere çıktığımda
Senin namını duyuracağım tüm dünyaya
Sen gösterdin hiç ettim ömrü türklük uğruna
Sen gittin gideli pus çöktü vadiye
İntikam çiçekleri açmaz oldu Başbuğum
Sen gittin, yetim kaldı evlatların
Şu bıçak kemiğe varmaz oldu Başbuğum
Her yeni yaşın umut olsun sana
Gökçek Tanrı ışık tutsun sana
Bu kutlu dava bu namert çağda
Senin gibi lideri bulamıyor ağabey
Sen ki namını duruşundan
Cebi delik, harcanmış gençliği
O bıyığı altında vakur gülümsemesi
Esince bir akşam o batılı rüzgar
Zindandan zindana meşk eylemesi
Onlar ki, her biri ülkü devi
Şu mübarek ayda, kutlu kanım aşkına, beni bağışla
Beni en iyi sen tanırsın, en iyi sen bilirsin
Yürüdüğüm yol, akıttığım ter senin uğruna
Verdiğim mücadele aşkına, beni bağışla
Kapildigim umutsuzluk, ettiğim her isyan için
Edilen kavgaların bugünü, tutulan kinlerin dünündeyim
Dede Korkut'un sazı, kutlu ozanların sözündeyim
Ben yaşımdan yaşlı, kutlu çağların öncesiyim
Ben tarihten de eski, yaşayan bir bozkurdun izindeyim
Yesevî’den öğrendim doğruyu, Hacı Bektaş-ı Veliyim
Toyluğun verdiği şu hırsa küsmüşüm
Sevgi diyip dinime, kine bürmüşüm
Yaşımdan yaşlı bir sebatı örmüşüm
Al renginden alâ bir beyaz gülmüşüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!