Bugün duydum ağabey, kimseye kefil olunmazmış
Tüm ömür dik dursa son nefese bakılırmış
Diyenlere baktım, hiçbiri seni tanımamış
Ben sana kefilim ağabey, bir sana kefilim
Bir nasihatinde kendimi, birinde hakikati duydum
Çok yorgunum anne, bir savaştan daha mağlup ayrılıyorum
Bir uçurumun kenarında küçük bir umut ışığı bekliyorum
Sen hiç bilmiyorsun, belki hiç duymadın sessiz çığlıklarımı
Belki de ben bir an olsun anlatamadım sana
Hiç bitmez mi fırtına? yaza dönmez mi kış günleri?
Dinle çocuk, kaybedeceksin masumiyetini
En çok da kaybettiğin saflığı arayacaksın
Dinle çocuk, bir kenara yaz şu hayallerini
Tanrı yazgısı, hiçbirini bulamayacaksın
Beşer şaşacak, sen şaşıracaksın
Belki kırgınsın bana biraz kızgın
Sen bana dostluğu öğreten kadın
Annemsin bazen, bazen ablam
Sen beni benden çok düşünen kadın
Biliyorum işe yaramaz genelde ama
Özleniyor be gardaş, beraber geçen yıllar
Mazinin kasveti sarıyor ruhumu
Çekilen dertler, ölümüne saklanan sırlar
Böylesine dostluk aşıyor ufkumu
Özleniyor be gardaş, özlenmez mi hiç
Bizans'tan gelen bir hastalık mıdır üstümdeki
Olamaz, olursa varlığımın anlamı kalmaz
Nedendir ya rabb bendeki bu yürek yorgunluğu
Nedir ruhumu öldüresiye sıkan bu zincirler
Kimin sesidir ya rabb gece uykularımı kaçıran
Senin ışığındayız ağam, umut oldun bizlere
Karşı konulmaz ağam, o büyüleyen sözlere
Erken gittin, ölümün yastır bizlere
Senin gidişin, yeni bir doğuştur ağam
Resmine baktım dün gece, umut oldun bana
Üstüne yağarken o kızıl kâfirin kurşunu
Nasıl, Nasıl kırpmaz insan gözünü?
Vallahi, vallahi insandan ötesin sen!
Neyden yaratmış yüce mevlam özünü?
Söyle Enver! İnsan nasıl yaşar böyle?
Kaçıncı savaş bu, Kaçıncı yenilgi?
Zafere varacak güç bulamıyorum
Ne zaman bitecek şu lanet döngü
Bir türlü içinden çıkamıyorum
Türk esir olmazdı, esaretin ertesi
Ey Nefs-i kibire kurban gidenler
Kutlu davamı yerlere serenler
Üzerimde yorgunluk, geçer bir gün
Pes ettim sanan, gaflete düşenler
Güzel anadolum, yiğit yatağı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!