Gülüşün diyorum gülüşün
Sonsuz bir aşka kalkışmakta
Rotası notası belli olmayan
Kim bilir kaç asır daha girecek ruyalarıma
Gün ortası tebessümümde
Bülbüle kuş deme gülün dalı inçinir
Hasretin diriliştir gönül bağında
Gönlüme buz döker çöl serabında
Hasrete dert etme çul pazarında
Kul bu yandıkça çilede pişer
Gafletin demine girmeden bilen
Yüreğiyle ağlayan özüyle gülen
Hızır gibi anında imdada gelen
Semsi Tebrizi gibi dostun olsu
İlk bahar güneşi gibi gülen
Sana yine elveda Mekke...
Kavuşmak gibi ayrılığa da Elhamdülillah..
Sen sevirin kokusunu
Sakla ümmeti Muhammed için.
Bir arada olmasakta...
Ruhumda aklımda sol...
Hayy'dan gelmiş hu'ya biçare
Gelmişi geçmişi dönerken mizane
Aklımda ne dün ne bugün ne yarın
Belli belirsiz bir gümane yürümekte
Batan güneş teselli ise
Hayy-ı Kayyuma giden yoldayım
Akıl almaz gizemli bir haldayim
Bir çift ela gözde sırı perdeyim
Ruhuma yazgısın bil gizli gizli
Dünyada sendin benim kaderim
Hain sistem olmuşsa başa taç
Bütün insanlık Kelime-i
Tevhide muhtaç.
Tesbih ehli merak etme sen
Gün batımı dayanmışsa kızıla
Gözümden
Gönlümden
Ömrümden
Geçip gidiyorsun
Ağırlığı belli olmayan
Yalan dünya
Ne kadar şükretsem az diyorum..
Bu gönlü bana veren Rabbime..
Dönüp dolaşıp gelir ömrüme..
Her nefeste yaşama sevinci..
Yeniden doğar fakir gönlüme .
Papatya kokulum
Gülüşün geziyor sokaklarımda
Kah elma şekerine bulaşan yanakların
Kah saklmbaç oynayan çocukluğun
Ağır bir sızı şah damarımda
Saçlarında güneşin sıcaklığı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!