Koklarım diye körpe dalında
Alırsın diye gölgene, kanadına
Ki ben kırklarla
Kırk baharda aradım
Baharın çiçekleri arasında
Gün kanar gül üstüne
Kanar dilim, dudağım
Kanar soluğum, sesim
Kalem kusar kırmızı
Can akar kırmızı
Tükene tükene kırmızı
Paylaşırdın benimle
Göğü, kuşağını
Dolardın yalnızlığıma
Her mevsim
Renklerinle
Doyamadığım
Uçtu kuşlarım gittiler benden
Doldur kadehi içelim maziyi
Görelim bu günün hesabını, yarına
Yarının çocuklarına kalmasın borcumuz...
Ne çok acı biriktiriyor körpecik bedenler
Eski takılarıma yenilerini ekledim
Güneşi elimin rengine al a boyadım
Al yazmama kara yazılı
Al ve karayım...
Çaresizdir beyazım.
Eğri ucu terli hançer
Yanık karanfil
Ve leylam
Saçlarında mavi kelebekler.
Hanayda bir top güneş
Leylek baharındayız aşkın
Aşkın sürgünüdür bu göç
Sırtı yeşil, başı maviye çalar
Kuytulukları buzuldur, kar var
Yayılır hayat dağların eteklerine
Erkenden başlanır güne
Kimyası böyle;
Farketmez kokusu, rengi,
Yoluna çıkan her çiçeği,
Koklayarak;
Kanayan yüreğini bile bile
Yeniden kanatsada dikenleri;
Sevmişim, sevilmişim, gün görmüşüm
Gün olmuş horon tepmişim
Diz vurmuşum, halay çekmişim
Başımda yeller
İflah olmaz bir aşka düşmüşüm
Yol olmuş bende türküler
Nazlı kızım, mezopotamyam
Eğilmesin yüzün
Hüzne zaman yok
Geçtik gönül yarasından
Eritik acıları yüreğimiz potasında
Su verdik çeliğin gece mavisine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!