Ah etmek değil bu.
Sende anlayacaksın yanaklarıma düşen her tuzlu damlanın yaşattığı ızdırabı.
Söyle şimdi şehrin sokak aralarındaki bakireliği bozulmuş kuytuları hangi yağmur temizler?
Kaçıncı unuttum deyişim rahatlatır merhametini?
Başkalarının yaktığı ateşi söndürdüğün ruhumdan nasıl silinir is kokusu?
Musalla taşına yatırılsa aciz bedenin kim iyi bilir seni?
Nasıl kırabilirim boynuma dolanan kokunun kahrolası kollarını?
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




her can diğeri kadar yanmadıkça değeri anlaşılmayacaktır. aşk ın.
bazı bölümlerinde güzel cümleler barındıran şiirinizi beğeniyle okudum. kutlarım.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta