Mermiler atardık göğe doğru,
Gök kubbeyi delmek istercesine.
Ne kuşluk bilirdik, ne de ikindi,
Çabamız bir parça kuru ekmek içindi.
Gün doğardı bize; çoluk çocuk,
Hasatın kucağında başlardı yolculuk.
Çalıştıkça naralar atardık,
Ağustos sıcağında erirdik, ama yılmazdık.
Nasırlı ellerle silerdik alnımızın terini,
Bilirdik dostluğun, kardeşliğin değerini.
Sesimiz yankılanırdı dağdan dağa,
Göçmen kuşları kıskandırırcasına ovaya.
Yorgun düşerdi gövdemiz akşama,
Ama dinlenmezdi yüreğimiz asla.
Bir çoban kavalı çalardı uzaklardan,
Melodisiyle sarar, serinletirdi sıcağı da.
Ne lüksümüz vardı, ne büyük hayallerimiz,
Bir dilim umut saklardık ceplerimizde.
Bir kahkaha kadar değerliydi sevincimiz,
Bir selam yeterdi dost bilmemize.
Ay ışığıyla örtünürdük geceleri,
Yıldızlarla dertleşirdik sessizce.
Her sabah yeniden doğardı direncimiz,
Bir parça ekmeğe, bir yudum suya sevgiyle
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 5.4.2024 21:23:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!