Felek kanadını kırmış turnayım,
Kullar feryat eder, ağlar yarama.
Kurumuş pınarda dertli kurnayım,
Seller, çaylar coşar; ağlar yarama.
Diyar-ı gurbette bî-kes kalmışım,
Gülmeyi unutup gama dalmışım.
Kendi vatanımda yaban olmuşum,
Eller sormaz, sılam ağlar yarama.
Üstümde mazinin tozu bitmiyor,
Nasıl bir sızıydı candan gitmiyor.
Tükendi dermanım takat yetmiyor,
Hâller nizâr tabib ağlar yarama.
Ömür geldi geçti, târümâr oldu,
Gönül gülistanım vîrâne kaldı.
Yad eller dalımdan gülümü yoldu,
Allar soldu, bülbül ağlar yarama.
Gamdan gayrı kimse kapım çalmadı,
Kader benden başka kurban bulmadı.
Deryalar kurudu, damlam kalmadı,
Göller durgun, sular ağlar yarama.
Dostlarım ardımdan pusu kurdular.
Bağrıma dertleri bölüp verdiler,
Hicran ateşine odun kardılar,
Yeller esmiş, küller ağlar yarama.
Sılamın dumanı tütmez mi gayrı?
Gönlümün sızısı bitmez mi gayrı?
Bu mihnet bu cana yetmez mi gayrı?
Yıllar yasta, aylar ağlar yarama.
GÜL YILDIRIM ✍️
14.03.2026
Kayıt Tarihi : 15.3.2026 04:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!