En çok ağlamayı çok seviyordum. gözlerim dolunca koşup, ağladığım limandı.
Bir de utangaçlığım vardı üzerimde, utanılacak bir hal olduğunda gölgesinde durduğum mahzendi.
Bir ömür ağlamak ve toplum içinde, utangaçlığım arasında gidip geldim.
Ne göz yaşlarımı yanağımdan süzülürken gören oldu.
Nede üç beş insanı, utangaç halimle güldürebildim.
Bende istedim beş yıldızlı otelin balkonundan, çekirdek çıtlatmak
Sevgilime naz yapmak.
Deniz sahilinde hesabın kaç lira geleceğini hiç düşünmeden
Arkadaşlarımla, ben öderim kavgasına düşmek.
Bir telefonla, sevgilisine çiçek sepeti göndermek.
Arabayı bırakıp, uçakla dönmek
Sabah, Palandöken
Akşam, Marmaris e, uçmak.
Aslında, bunları arzularken
İyi ki şu utanma duygusu var içimizde
Nihat Kuruyer 3
Kayıt Tarihi : 12.6.2025 08:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiirimde, gözyaşlarımı sakladığım o gizli limanları ve ruhumun mahzeni olan utangaçlığımı anlattım. Herkesin gördüğü o "beş yıldızlı" hayatlara, hesapsız harcamalara ve lüks sevdalarına uzaktan baksam da; aslında beni koruyan şeyin o içimdeki saflık olduğunu fark ettim.
Belki sevgilime uçakla çiçek gönderemedim ya da lüks otel balkonlarında çekirdek çıtlatmadım ama kimsenin görmediği o vakur gözyaşlarım ve "utanma duygum" beni ben yapan en büyük hazinem oldu. Modern dünyanın şatafatına özenirken bile, iyi ki o insani mahcubiyet içimizde kalmış; çünkü gerçek huzur gösterişte değil, o sessiz limandadır.
TÜM YORUMLAR (2)