Ağlama, gözlerin dolmasın yaşla,
Ölürsem hayata yeniden başla,
Belki geçer gider ömrün telaşla,
Nasıl olursan ol, hatırla beni.
Dağlara, kırlara bahar gelince,
Rüzgarlar yağmura değip esince,
Şarkılar yükselip göğe değince
Nasıl olursan ol, hatırla beni.
Gurub pencerenden göründüğünde,
Odan karanlığa büründüğünde,
Gözlerin kırpışıp seğirdiğinde
Nasıl olursan ol, hatırla beni.
Çoban kuzusuna tuz yedirirken,
Ceylan yavrusuna meme verirken,
Serçe yavrusunu özendirirken
Nasıl olursan ol, hatırla beni.
En sonuncu anda, en son umutta,
Anahtar dönerken paslı kilitte,
Akşamın olduğu en dar vakitte
Nasıl olursan ol, hatırla beni.
Yağmur ıslatırken yaşlı dağları,
Rüzgar dolaşırken tüm kumsalları,
Kayıklar toplarken sudan ağları
Nasıl olursan ol, hatırla beni.
Öyle hatırla ki tazeleneyim,
Senin gördüğünü ben de göreyim,
Yine senin için canlar vereyim,
Nasıl olursan ol, hatırla beni.
(Hikmet BARLIOĞLU (1933-2003) 'nun
BAYRAM AKŞAMLARI isimli hece şiirlerinden > 47-48/100)
Kayıt Tarihi : 3.8.2004 10:49:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

İçim burkuldu, okurken gözlerim doldu.
Bu şiirleri Bayram akşamlarında yazmış diye düşünüyorum. Bu konuda biraz bilgi verirsen İsmet Abicim memnun olurum.
Ben bildiğim kadarını ifade etmeye çalışayım. Merhum Yazarımız şiir ve öykülerini yazarken eşi de sürekli onun yanında oturup, birlikte sabahlıyorlarmış. Eşini hiç yalnız bırakmayan, sürekli ona destek olan bir eş için bu şiirler azdır bile. İkisine de Rahmet olsun inşallah.
TÜM YORUMLAR (2)