Gitmeğe gönüllüyüm hayat;
Şimdi zerre düşse gözlerimden,
Yağarım üzerine okyanuslar kadar ve
Olur da akarsa gözlerimden yaşamak,
Bilinsin ki doğuşuma dargınımdır en çok.
Doğuşum ki uğursuz, kapkara bir hüzündür;
Etten, kandan, kemikten ve
Ölümcül bir yoksulluğun içinden,
Annem pişmanlıktır benim,
Babam alkarası bir öfke...
İçine atıldığım kundak ise,
Asla gelmemem gereken bir dünyanın
Ağlama duvarıdır;
Her tuğlası ayrı bir keşke
Ve şimdi,
Dudaklarımda beyaz lekesi
İstenmeyen bir sevginin...
Boynumda, şahdamarımla canlanmış
Küçük bir noktadır umut.
I.
Bana biçilen bu ömür,
Dikiş yerlerinden patlayan
emanet bir ceket gibi
Duruyor üzerimde.
Soruyorum şimdi bu kör
sağır boşluğa:
Hangi leke silinir insanın
tenini kazımasıyla?
Zamanı değil artık uykusuz
sayıklamaların,
Kabuk tutmaz bir
cerahattir sırtımda
taşıdığım dünya.
Çıplak ayakla yürümektir
bu buz tutmuş nehirde,
Giderken arkasında hiçbir
iz bırakmamanın
hafifliğiyle.
Bir tek sızısı kalır geriye
kurumuş kuyuların,
Gökyüzü bile dar gelirken bu
daralmış göğse.
Miras kalan ne varsa,
toprağın karanlığına ait,
Fırlatıp atıyorum hepsini bu
amansız sessizliğe.
Varsın dökülsün bağları bu
köhne bağın,
Sessizce geri çekiliyor
dalgalarım.
Bir vedadan fazlasıdır bu,
kendi sınırından taşmak;
Kendi küllerinden yepyeni bir
hiçlik yaratmak...
Kayıt Tarihi : 8.06.2026 02:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!