Üfleme bana anneciğim korkuyorum
Dua edip edip, geceleri.
Hastayım ama ne kadar güzel
Gidiyor yüzer gibi, vücudumun bir yeri.
Niçin böyle örtmüşler üstümü
Çok muntazam, ki bana hüzün verir.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




21nci Yüzyılın Hemeros'u son şiirini böylelikle yazmıştır...
BİR DE ŞU HUSUS VAR...
Bazı kendi gibilerin; yazdıkları şiirler ne şiire benzer,ne doğru dürüst TÜRKÇE'ye benzer ; alt alta yazılmış hezeyan yazısı iken , bilgisizlik, görgüsüzlük sembolü VATAN HÂİNLİĞİNE örnek teşkil edecek yazılarken ve her türlü nâmertliği içerirken onlar PASİF HÂLE getirilmez...Çünkü MÂLÛM tiplerdir...Ama sizin bâzı şiirleriniz uygun bulunmaz PASİFLENİR...Olabilir dersiniz,uygun bulursunuz...Ama bir de bakarsınız ki o eblehin hezeyanları PASİFLENMEMİŞ aynen yerinde durmaktadır...Üstelik de DÖRT YILDIZLI iken BEŞ YILDIZLI hâle getirilmiştir...Misal mi istiyorsunuz (hb)rumuzlu METİN DEMİRKAYA'yı okuyun,sizden olması kuvvetle muhtemeldir...
Edebiyatımızın temel direklerinden usta şair 'Yaşayan Ömür' DAĞLARCA. Ruhun şad olsun...
Giden bir şairin ardından
Bindim terkisine akan zamanın
Gidiyorum selam edin anneme.
Her gün hüznü yüreğimde fermanın
Dünya batmış bakmam gerime neme.
Gölgelendim üç beş saatlik anın
Malım mülküm evlatlarım dur deme.
İyi güzel ne yaptımsa o sanım
Doldurmuşum işte bakın heybeme.
Kırık dökük gördüm her yanı hanın
Doğurmuş ya kızdım bazen ebeme.
Teli koptu güzel çalan kemanın
Ayar tutmaz gayri tekrar deneme.
Önceden gidenler sıra bu canın
Çeyizimden mendil bağlan çeneme.
Şefaat beklentim, Rahmet dermanın
Gidiyorum selam edin anneme…
Salih Yıldız
EK...
Suyun başında, nâmert ...
Niyeti , kötü niyet ...
Temiz suyu içirmez ;
Başa açar binbir dert ...
Sanki çakaldan bir fert ...
Kendi , bulanık içer ...
Herkes de içsin ister ...
Arı-duru istemez ;
İçine leşler iter ...
Allahtan rahmet diliyorum...
Ağır Hasta
Üfleme bana anneciğim korkuyorum,
Dua edip edip, geceleri.
Hastayım ama ne kadar güzel
Gidiyor yüzer gibi vücudumun bir yeri.
Niçin böyle örtmüşler üstümü
Çok muntazam, ki bana hüzün verir.
Ağarırken uzak rüzgarlar içinde
Oyuncaklar gibi şehir.
Gözlerim örtük fakat yüzümle görüyorum
Ağlıyorsun, nur gibi.
Beraber duyuyoruz yavaş ve tenha
Duvardaki resimlerle, nasibi.
Anneciğim, büyüyorum ben şimdi,
Büyüyor göllerde kamış.
Fakat değnekten atım nerde
Kardeşim su versin ona, susamış.
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Mekanın cennet olsun Üstad.
Eserlerin yaşayacak...
BİR USTA GÖÇTÜ GERÇEK OLAN DÜNYAYA...
KALEMİ KALEMİMİZE IŞIK OLACAK...
MEKANI CENNET OLSUN.....
SEVGİLER....
ÇOCUK KUŞ
Bir kuştu,
Allı allı bir kuş.
Her tüyüne bir çiçek bağladılar
Uçmadı o.
Bir kuştu,
Mavili mavili bir kuş.
Her tüyüne bir boncuk bağladılar
Uçmadı o.
Bir kuştu,
Yeşilli yeşilli bir kuş.
Her tüyüne bir çocuk kordelası bağladılar
Uçtu o.
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
Şimdi sen de gittin ya ;
biraz daha eksildik ve biraz daha yoruldu savaş atları..
Sanatın canı cehenneme...
Umarım şairleri de alırlar cennete
YENİLEN BÜYÜR
İşte karanlık büyümüştür,
Dağ daha dağ
Su daha su
Yıldız daha yıldız olmuştur ötelerde.
İşte karanlık büyümüştür,
Ellerin
Ayakların
Solukların karası,
Göklere, göklerin karasına karışmıştır kocaman.
İşte karanlık büyümüştür,
Yaralı atların kişnemeleri
Geri çekilen topların gıcırtısıyla büyümüştür yusyuvarlak.
Uzaklarda
İzmirden çok uzaklarda
İşte karanlık büyümüştür,
İşte gözlerini örtmüştür yenilen.
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
günün şiirinde imanı sorgulanıyor şiiri değil ne kafa
Bu şiir ile ilgili 96 tane yorum bulunmakta