Gökyüzüne serpiştirilmişti yıldızlar misâli,
Gün ışığı havayı dolduruyordu,
Ay ışığı misâli süzülüyordu,
Soluk bir ışık hüzmesi..
Ağır başım sessizce yükseldi,
Şaşkınlığımı maruz gör afalladı benler,
Uzun vakit oldu yok benden eser,
Ne ben bendeyim,
Ne bendeki senler yerinde..
Sabrımı taşlarda eğittim,
Rüyâlarımı nicedir süsleyen,
Çıplak gözle görmekle tutuştuğum manzara,
Nihayet önümdeydi,
Yırtıcı soğuk eşliğinde..
Kader saklambaç oynuyordu,
Gözyaşlarım ıslanıyor,
İşte böyle yoğun hüznüm..
Yürüyen bir hayâl kırıklığıyım,
Ve işte bulut, bağrını açıyor..
Bir başka türlü bu hüzün,
Yok bir sitemim,
Hayat benden çalan bir his,
Yok bir sitemim,
Duygularım körelmiş yarasa gibi..
Elvedaların geri dönmeyişine sitemim,
zaman çaldı ümitlerimi,
gördüğüm her dünya, yok etti düşlerimi,
bir kuşkuya, yandı tüm infazlar,
hikayeler bitti..
söylenenler, verilen sözler, çabuk tökezledi,
ettim dua tersine şaştım,
her faaliyette döndüm Allah'a baktım,
belki vazifeden kayırdım,
şaşkınlığımdan bildiğimle yanlış yaptım..
müşahedeyle her vakit vazifeli "köle",
Sızlıyor gözlerim senle hüznüm,
Ben dayanır mıydım bilemezdim,
Canımı kat canına nefes olurum,
Sana sevdama bin can olurum..
Özenti aşklarla avuttular kendilerini,
İki dilim elim ile sığınırım,
Dualarım ile dinmez gözyaşım,
Ufuktan görünür mü varlığım,
Yokluk ile buldum şükrümde sınavımı..
Ümitler gebe olur huzura,
Elimde küçücük bedenler.
Bir elimde kan ile gözyaşı.
Diğerinde ahım var tüm İslam alemine.
Karanlık çöker, vicdanlar sağır,
Bir dünya var, yükü her gün daha ağır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!