Sesin rüzgar gibi esiyor içimde,
Sükûtun prangası kırıldı bu gece.
Günah sevaplarıma kamçı biçimde,
Ruhumdaki hicran en derin bilmece.
On yıllık sessizliğim sökülüp atıldı,
Feryadım yankılanır arş-ı alâda.
Rüzgârların süpürdüğü,
Gerçeğe dayalı yüz göründü,
İçerisi karanlık ve esintiliydi,
Maskeler düştü..
Sesinde beni etkileyen bir yakarış,
yıkılmaya yüz tutmuş, imparatorluğa
baksana, 33 yıl siyasi dehaya..
türlü düşman işgalleri, kemirirken,
içerde birde hainler, cirit atmakta..
bir borç bataklığıydı, düşürdü onda bire,
Gönlüm âmâ idi,
Rabia'ya tutuldum,
Arş'a gönderdim dua lehçemi,
Ben sevdaya tutuldum..
Gözüm kör imiş,
Zırvalıklar, başına buyrukluklar,
Kendine uyduruk din hükümleri,
Tasdik edilmiş göründü İslâm hükümleri,
Uyulmadı hiç bir vakit kural hükmü..
Günahkâr hammalı oldu gördüğünün,
Tek gerçektir şüphe,
Olabilmenin kaynağı,
Düşünmenin yüksek tahsili,
Dedektifliğin muazzam biçimi şüphe..
Hakikat gömlek gibidir vardır içinde biri,
Sahte duyarlıklara başvuran zavallı,
Sanatıma gömdüm ıstırabımı,
İşte kalem işte ıstırap yazalım,
Ufukta gün battı..
Kâğıt çaldım kara sis örtüsünde,
Inat ettikçe düştüm bataklığa,
Çırpıyorum götürür mü çıkışa..?
Bahsi geçen dedikodular mı kulağa..?
Kemirdi hayatımı fare gibi çukurda..!
Çıkış bu mu sandın..?
Eyleme bana kıyma vurgunum,
Öğret dedim Oysa herşeyi bana, Öğrenemeden geç kaldım nuzûlü, Farklıydı yaptıklarımın Oysa..
Kıyma bana gönlüm alev yeri,
Duygum fakir dilim dilenir,
Gözüm yaşlı silmeli,
Kapı aralık,
Kimseyi göremiyorum..
Işık tutuluyor,
Günümüzü huzursuzlukla dolduramıyoruz..
Kimsenin acımadığı bir ölü olursun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!