Yeşile can veren kahverengi gibi,
Can taşıyan anne kalbi gibi,
Seviyorum seni.
Ekmek gibi. Su gibi...
Bakmayı bilirsen eğer.
Ve görmeyi becerebilirsen.
Ağladı Filonensa.
Tutamadı gözyaşlarını, bıraktı,
Ve onlarda aktı.
Önce yanaklarına, sonra ayaklarına,
Sırılsıklam ıslanmıştı Filonensa,
Sana bir kitap yazacağım.
Oku Alya.
Ama bunu sadece sen oku Alya.
Seni seviyorum derken
Sana boş sözler etmedim.
Söylerken de takılmadı dilim.
Kulak ver sözlerime.
Ve iyice düşün. Ki, gitme.
Düşlerimde tutacağım seni.
Ve kalbimde saklayacak.
Gitme, ay beyazım,
Dağ çiçeğim, gitme.
Bekle beni.
Bir ağustos böceğinin sırtında döneceğim sana,
Her şeyin, mümkün olduğu bir diyardan geleceğim.
Ve ardım sıra rüzgârlar getirecek.
Bekle.
Bekle beni.
Çöldeyim.
Her yer kan revan içinde.
Bir dost bulamadım güzel bir sohbet için.
Herkes anlamsız bir savaş içinde.
Susma! Sakın.
Bırak,
Enkazı var.
Üzerimde koca bir şehrin enkazı var.
Ölümler, karanlıklar dolu,
Karanlıklar üstünde karanlıklar yüreğimde.
Sensizliğimin, giyotinle infazı var.
Bense çaresizim her bir durumda,
Elimde değil çürüyüp gitmemek,
...
Ziyan olmamak,
...
Galip gelmek kadere karşı asice,
Gül, seni kıskanır Gülistan,
Yağmur, sana yağar,
Güneş, saçlarına doğar Gülistan,
Toprak, sana bakar.
Aşk, gözlerine hayranmış Gülistan,
Aşk, seni anlamamış.
Gülmelisin Galiçya.
Bütün olumsuzluklara rağmen,
Yok olan umutlara aldırış etmeden,
Gerçekleşmeyen tüm hayallere inat
Gülmelisin.
Ve inanmamalısın kimseye,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!