Bir çocuk öldü yüreğimde
Çok uzaklarda…
Suzuzluktan çatlamış dudakları
Sağ yanına düşmüş zeytin bakışları…
Sahra çöllerinde,
Yetim kaldı Bilâl’ın çocukları
..
Kan Ağlıyor Kalbimde Bir Köşe,
Plevne,Afrika, Urumeli'ye.
'Cihan Bizim Tahtımız 'Diye
Gezdiğimiz O Yerlerde
Şimdi Sızlar Kemiği Şehitlerimizin...
..
kırılgan simli aynalardaki hüzünlü yüzün
dönülmez bir Afrika yolculuğunda şimdi
Kaç uçurumdan kaç kalyondan geçti bu yürek
annemdi göbek deliğinden kan veren yaşayayım diye.
Sevgilim ki öptüm diye dudağını gebe kaldığını sanır bir şiire.
Ben şimdi seni ağlıyorum cehennemim nerede
..
Paylaş gururumu benimle
Sevincimi...
Yaşadığın yer önemli değil
Nerede dalgalanıyorsa bayrağım
Romanya,Lüksemburg,Afrika
Bu gün benim günüm
Emanet vatanım Atalarımdan
..
BU ZULÜM DAHA NE KADAR SÜRECEK
Bir el sürekli dünyayı karıştırıyor. Dünya bu el yüzünden hiç rahat yüzü görmüyor, göremiyor. Dün neyse bu gün de öyle. Şöyle bir düşünün dünyanın hiç rahat bir günü oldu mu? Her zaman bir olayla çalkalanıp durdu dünya. Dün el kaide bu gün Işid belası sardı tüm dünyanın ufuklarını. Dün Esad zulmü bu gün Sisi zalimiyle kan ağladı durdu dünya.
3, 5 senede bir Filistin’e saldırarak yakıp yıkan İsrail barış zamanlarında da adım adım Filistin’i yok ediyor, masum insanların başına evlerini yıkıyor, dünyanın bu zulme sesi çıkmıyor, hatta bazı zalimler bu zulmü tasvip ediyor, zalimi mazlum gösteriyor, mazlumu zalim. Çin her fırsatta Doğu Türkistan’da zulmünü tekrar ediyor, zavallı Türkmenlere hayatı zindan ediyor.
Avrupa’nın hapishane kaçkınları gemilerle Amerika kıtasına çıkınca oradaki çiftliklerin sahibi olan Kızılderililere jenosit uygulamış, koca bir ırkı yok etme dercesine varmıştır. Yok, edemediklerini de dönüştürmüş, zulüm sisteminin bir parçası haline getirmiştir. Kızılderililerden boşalan toprakları ekip biçmek için kölelere ihtiyaç duymuş, bu köleleri bakir topraklar ola Afrika’dan hayvan gibi avlayarak gemilerle yük gibi taşımış, gayr-i insani şartlarda nakledilen zavallı zencilerin yolculukta çoğunu telef etmiş, cansız bedenlerini okyanusta vahşi balıklara yem yapmıştır.
Bakir Afrika daha önce de hem Fransızlar, hem İngilizler tarafından sömürülmüş, zavallı yerliler hiçbir zaman batılıların zulmünden kurtulamamıştır. Rusya ise ezel ebed tahakküm ettiği halkalar jenosit uygulamaktan geri durmamış, Stalin’in Sibirya’ya sürdüğü Kırım ve Ahıska Türklerinin acıları bir türlü sona erdirilememiştir. Komünist ihtilalin Romanya, Çekoslovakya ve Polonya’da yaptığı zulümler hep söylenegelmiştir.
..
Yüreğimin çırpınışı
Taa
Afrika dan
Avusturalya dan
Kutuplardan
Bile duyuldu
Sen,şuracıktan
..
YENİ ROMA’NIN PLANI TIKIR TIKIR İŞLİYOR
1
Yeni Roma’yı eski yazılarımızda belirlemiştik. ABD’yi bu Yeni Batı Roma’nın Batısı, AB’yi doğusu olarak tesmiye etmiş, Rusya’yı ise Bu Doğu Roma’nın Batısı, Çin’i de doğusu olarak göstermiştik.
Bu tespitten sonra dünün Roma’sından farklı olarak bugünün Roma’sını Siyonizm’in Dünya devleti emrinde olarak değerlendirmiş, dünyanın Siyonizm emrinde bu Yeni Roma eliyle bir kaosa sürüklendiğini aktarmıştık.
..
Sözlerim boğazıma düğümleniyor,
bir adım uzağına gidemedim umutsuzluklarımın.
Ölüm kamçılıyor masumiyetleri,
dilim dilim doğranıyor insanoğlunun geleceği.
Şeytan kötülükleri ektiği canların yüreklerinden
dehşet anlarını hasat ediyor.
Hepimiz seyrediyoruz;
..
Kalbim aşk yangını içinde,
Bağrım aileme yanık biçimde,
Her iki ateşi söndüremediğim içinde
Yağmur benim için yağıyor
Şehitler veriliyor toprağa,
Tuzaklar kuruluyor vatanıma,
..
Conkbayır dedikleri
Zorlu bir geçit
Düşman vahşetine can mı dayanır
Emer toprağı gömer yüreğine özgürlüğü
Anadolu’nun kahraman yiğitleri
Geliyor yetmiş iki millet sorgusuz sualsiz
..
Karanlığın resmini sormuyorum sana
Açık renklerin kıvamında ara bizi
Taşardı renginden tüm dünyaya
Belleklerde kalan haykırışların öfkesi.
Bırak kendi renginde aksın gece
Gölgeler esmer bir aşkı taşır sanırdım
..
BÜYÜK OYUN
Bu oyun neden büyük? Bu oyunu kim hazırlıyor? Bu oyun hangi oyun? Bu yazımızda bu sorulara cevap arayacağız.
Aslında her oyun kendi içinde büyük olma vasfını taşımasa da büyüme hazza ve azmi taşıdığı, büyümek için bir fırsat aradığını bilmek lazım. O halde bu büyük oyun hangi oyundur? Bu oyun ‘Hakka karşı batılın oyunudur ve şeytanın saltanatını kurmak için tezgahladığı oyunlardan biridir. Bu tezgahta neler var. Öncelikle hakkın unutturulması batılın yeryüzünü hak suretinde kaplaması var. Bu batının şahsında timsalleşmiş şeytanın saltanatıdır. Adı ister ABD olsun, ister AB olsun, isterse Rusya veya Çin olsun, her biri bu zulmün ve batılın değişik görüntülerinden ibarettir.
Şeytanın saltanatının bir ucundan ABD ve AB diğer ucundan Çin ve Rusya tutmaktadır. Japonya’nın yedek güç gibi durduğu bu ortamda Hindistan’ı da unutmayarak diyeceğiz ki bu büyük oyunun oyuncuları bellidir. Bütün bu ülkeler zulmün büyük kaleleridir ve dünyanın hiçbir yerinde bunların dahli olmadan zulüm yapılamaz.
Myanmar’da, Orta Afrika’da, Suriye’de Mısır’da Müslümanlara katliamlar yapılıyorsa bütün zülüm denizlerinde en büyük dalgayı yapan bu dev ülke ve devletlerdir. Her ne kadar İsrail ve Yahudi lobisi şerrin baş odağı olsa da u devletler Yahudi muharrik gücüyle hareket etmekte ve Müslümanlara karşı zulümler planlamaktadır.
..
Her şeyin rengi siyah beyazdı,
Güneş ısıtmıyor gecem ayazdı,
Mevsimler firarda,durmuştu dünya,
Bir minik Prenses ile şenlendi dünyam.
Meğer ne tatlı imiş evlat yavrusu,
Bir melek doğurmuş Ebru anası,
..
'İki elim aşktaydı, yine de çıkıp geldim,
Bir uykuyu cananla beraber uyuyorken,
Ki dünyada onunla İstanbul'dum, güzeldim,
Şişede balıktım ey ve göllerde Haşim'den
Hatıra bir kamıştım, yinede de çıkıp geldim.
İncecikten bir kardı, yağardı efil efil,
Lavinya'mdı, ben ona Nedim'den bir gazeldim,
..
Izlediğim Tv programlarından beni düşünceye itenler…..
Avrupada Patatesler torbalanırken bile, güzellik ölçülerine yer veriliyormuş.
çok büyük patatesler, küçük yada görüntüsü bozuk patatesler tarlada
bırakılıyormuş.Üretimin yarısı ölçülere uygun olmadığından tarlaya geri atılıyormuş.
..
Geleceğin büyükleri küçük çocuklar
Yağmur yağmıyor çatladı topraklar
Anızlarla beraber yandı ağaçlar
Yaktılar ormanları cocuklara bırakmadılar
Doğayı alt üst ettiler yağmaladılar
O ağaçlar çocuklara salıncak olacaktılar
..
Dudaklar sımsıcak
saatlerde kapkaranlık
öpüşmelere hasret……
Rüzgar büyük bir sesle yükseliyor…
gökyüzü karanlık…
Zenciyim ben…
Gece gibi…
..
Elimdeki değnekle bulutları karıştırmak isterdim.
Yaz yağmurları dökerdim kızgın kumlara birden
Zenci çocuğun eline göl suları serperdim serin.
Ağaç büyürdü Afrika bozkırında insan soyundan.
Elime değnek verseler ucuna denizleri asardım.
Dalgalanırdı deli mavi, gök kızıla boyanırdı aniden.
..
Nasıl unutulur çok kıtlık çekti zamanında atalarımız
Şimdi kıymet bilmez o günleri bilerek unutanlarımız
Çanakkale'de yırtık elbiseli açlık ile kurtulan topraklarımız
Utansın o resimleri görüpte ekmeği çöpe atanlarımız...
..
Son defa
Ziyaret edilindikten
Kısanıla bir
Süre sonra,
Muhammed ölünülündü.
Fakat islamiyet
Büyünülük bir hızla
..



