Hasretinle bir zaman yüreğimi kavurdum
Sende anılarım var mazilere savurdum
Ulaşa bağlansam da sen benim ata yurdum
Gençliğimin geçmişi dünü sendedir kangal
Biz seni çok özledik dedik dostlar nidelim
Sitemkar Bekir alim dedi haydin gidelim
..
Zaman yıldızların zirveye ulaştığı bir zaman
Yine gece, yine hicran, yine matem...
Ve önümde bir harf bile yazılmamış
Afrika kadar çorak bir sayfa
Hava da yağmur havası değil
Hani ellerin, hani dudakların, hani gözlerin...
Biliyorum gözlerime dokunsan yağmur yağacak
..
İnsanlık var olup sürene kadar
bütün çocukları sevin büyükler
yaşı onbeşine erene kadar
bütün çocukları sevin büyükler
İsmine rengine ülke ırkına
yırtık papucuna samur kürküne
..
Kara boncuk gözlü çocuk
zorluk çekiyor anlamakta:
Beynelminel kartellerden
işbirlikçi oligarklara,
savaş bezirgânlarından
elmas avcılarına değin
herkesin karnını
..
İzmir - izmir.
kimleri neden barındırır.
kimleri kabullenirsin bilmem.
kimlere şarkılar mırıldanmadık
kimleri yolcu etmedik ki seninle.
&
..
hep yanlış limanlarda bozulan
yaşlı bir gemiydi yaşam.
bense
rüzgarından nispetini almış serseri
savrulup duruyorum
kahve kokan hangarların
çilingir sofralarında.
..
Mektup yazamadım geleliberi
Darılma sevdiğim, imtihan oldu
Bilirsin ki Rızan sözünün eri
Ama imtihanlar pek yaman oldu
Bana neler etti küçük coğrafya
Soruldu Afrika, Avrupa, Asya
..
8 Ocak 2013 Taş oluk
dünya kurulalı kaç bin yıl olmuş
ben insanım beyim desen ne yazar
aç susuz perişan yalın ayaklı
üstüne elbise giyemeyen var
..
Her Kadının Değeri Bilinmeli...
Bunun bir gerekliliğini düşünmeksizin, her kadının değerini bilmeliyiz
ve her zaman onlara, kendimize pay biçtiğimiz kadar değer vermeliyiz.
Dünyanın çeşitli bölgelerinde zuhur eden, Kadına yönelik yürütülmüş ve yürütülmekte olan kölelik ve bir amaç gibi kirli fikirlerin yer edindiği ülkelerde yada milletlerde Bilinmelidir ki;
..
Ne Afrika ne Asya’da
Görmedim dünyada
Senin gibi bir kent
Senin gibi bir yer
Yoksa cennetten
Bir köşe misin sen
Gözüm açık bir rüyada
..
etekleri savuran
hükümran
kavuğu zümrüdü anka
başeğdiren
başkesen
bir ayağı
asya
..
Her şey bitti yalan oldu
ne söz kaldı ne servet
bir krizantem bile kalmadı
ben hep söyledim başkanıma,siyasete
..
Fertik fetret fıkırtılarda tehdit dozajıydı
Yine mi ayrışıyoruz sorusu ağlatır ahlakı…
Ülkeyi 60-70 bölükle bu hayal sapıklığı
Boğazlamaya iştah oynunun da gönüllüleri…
Hiçbir ülke, diğer ülkeye ne maddi, ne manevi müdahale edemez. Sadece, gel müdahale et denilirse ve bu müdahaleyi karşılayacak bir kadro varsa, elbette seve seve yapılır. Bedava değildir bu hizmet. Kredinin fırsatçılık çarkı veya krediye muhtaçlık döner durur böyle de… Alış-veriş merkezlerinin yükselişi bu andır. Esirlikten kurtuluş olanaksızlığı rahat kurulur geleceğe. Ortak çıkarlar kadroları her ülkede zarar da verebilir bu çapta, zararlı da çıkabilir kadroları... böylesine bir dönemdir yine bu başlamış olan.
..
Her objektife gülme, zor biliyorum,
Afrika balkonuna kuzeyden geliyorum.
Açık sırtında lâcivert körfez dalgalı,
Dişlerinde kamaşıyor babanın gidişleri.
Benim aklımda yalnız
Makinadan çıkar çıkmaz kuruyan bir deniz.
..
Yalnızım, üç beş melek, dört beş huri arasında
Şöyle içten içe ağlayarak, hüzne ilmek atası m var!
Yalnızım. Alem canhıraş dümbelek, naifim nahoşun narasında
Öyle muhtacım ki; bir uzun saçlının dizlerine. Yatası m var!
Yalnızım dağlarda, düzde, yağmur ormanlarında filler arasında
Yalnızım Afrika steplerinde, çiçek bahçelerinde, güller arasında
..
Geçtiği Yollarda Ne Ağaçlarda Çiçeklerde Renklerin Berraklığı Ve Parlaklığı Vardı Ne Toprağın Canlılığı Sanki Bir Yangından Çıkmıştılar Bulutlar Parlak Beyaz Değildi. Nehirler Hüzün Çağlarcasına Akıyor Boz Puslu Bir Renk Dağların Üzerinde Dolaşıyordu. Yaşlı Adam Uzun Yolun Yolcusu Olduğundan Üzerindeki Giysileri Kirlenmiş Hırpani, Epey Yorgun Ve Bitkin Görünüyordu. Gözlerindeki Umut Işığı Güneşin Sönmeyen Işığını Taşırcasına Bakıyor, Kükremeye Hazır Volkanik Bir Dağ Gibi Durmaya Çalışıyordu.
Genç Diri Delikanlı Edasıyla Tok Bir Sesle Kahvehanedekilere Anlatacaklarım Var Gelin Dinleyin Diyerek Seslenir. Sözünün Dinlenip Saygı Görüp Sevilen Biri Olması Onun Bilge Kişiliğinin Yanında Çevresine Karşı Daima Duyarlılığından, Yapıcı, Mert, Adı Gibi Acar Kişiliğinden Kaynaklanmaktaydı. Bu Nedenle Her Seslenişi Bir Çağrı Gibi Kabul Gördüğünden Kahvedekiler Çevresine Bir Çember Oluşturarak Toplanır.
Zaman Sarkacından Akıp Gelen Kara Günlerin İnadına Saçları Zamanın Yengisinde Erkenden Aklaşan Mağara Oyuklarından Sızmaya Çalışan Işıkla Başlar Anlatmaya:
Bakıyorum Güneşin Battığı Yerden Güneşin Doğduğu Yere/ Ey Kendine Adaletinle Efendi Düzeni, Ne Kadar Kesersen Kes Aşağıdan Sakal Yukarıdan Bıyık Yinede Çıkar Ve Uzar/ Toprağı Ne Kadar Nadasa Alırsan Al Ayrık Otları Arsızdır, Var Olanı Yok Etmek Yok, Saymak Kolay Mıdır? Bilirim; Derdin Zaman Kazanmak Ömrünü Uzatmaktır. “Adı Piç Konulan Kürt”(1) Tarihin Çöplüğüdür Senin Bu Tanımın/ Onlar Yüz Yıllardır Güneşin Doğduğu Yerde Yaşarken Yok, Edilemez “Örgütlü İşçiler Yenilmez” Bir Halktı (2) Sen Ki; Aydınlığa Karanlık Gölge Düşüren Üzerlerine Gelip Egemenlik Kurandın/Bilinmesin Duyulmasın İstediğinden Onları Göçertir Yok Sayardın/Biz İse; Habersizdik Gün Sancılarında Güneşin Doğduğu Yerde Olup Bitenden/İşlesin Diye Düzenin Çarkları Günün Uyanan İlk Işığıyla Başlarken Emeğin Yürüyüşü
Her Gün Güneşi İlk Önce Kürt Kardeşlerim Görürdü./Aydınlık, Huzurlu Özgür Ve Mutlu Geçer Miydi? Günü/Açıp Bakmadıysan Tarihin Gerçekliğine Bir Bizden Habersiz Kim Duyar Kim Bilirdi Bu Yüz Yılın Acı Sağanağında Ki Ağıtını. Kökleri Toprağın Bağrında, Ağıtı Yüzyılların Şavkında, Duyulmazdı Yılların Acıları, Kaldıkça Sağır Kulaklar Curcunada./ Onca Sürgün Onca Kıyım Onca Ölüm Kâr Eyledi Mi? Sürgündü Sürülen Toprak Değildi Kürt Kadının Rahminde Sürgün Verdi, Yok Olmamak İçin Doğurdu İnadına Bire On Bereketli Toprak Ana Gibi/ Gölgeler Gölgeleri Kovalarken Yaşama Örülüp Düşen Karaltı, Baktığını Görmezden Gelen
Gözleri Bağlı Şaşalı Şakırtı/İnkârcıların Yalan Kalesinde Bir Tarih Bir Halk Bir Yaşamdı, Kan Ve Barut Kokuları İçinde, Yok Edilmek İstenen İnsanlıktı /Şimdi Doğudan Acılarından Bir Halk Var Ayağa Kalkan/Anlamak Diye Bir Derdin Varsa Anlarsın Diyerek Sözünü Tamamlar.
Herkes Suskun Ve Düşünceli Bir Haldeyken Çaylar Gelir, Tüm Yaşanan Acılara -Sıkıntılara Karşı Gün Gülüşlü Çocuk Yüzünü Yüzlerinde Eksik Etmeden, İçten Sevecenlikle Kardeşlik Duyguları İçinde Çaylarını Yudumlarlar. Arada Sorularla Sohbet Derin Bir Koyuluğa Tarihten Güncel Konuların Tartışmasına Kadar Gelişir, Bu Sıcak Bilgi Akışı Ve Paylaşımı Herkesi Biraz Daha Farklı Kılarak Sürer. Güneş Günün Son Işıklarını Dağların Zirvesinden Çekerken Hava Kararmak Üzeredir Yaşlı Adam Yoluna Devam Etmesi Gerektiğini Belirterek İzin İsteyip Oradan Dost Sıcaklığının Tüm Sevecenliğiyle Ayrılır.
..
Saklıydı yaralar kurşun izinde,
Yamalı gömlekli, dişleri eksik insanlar
Feryat ederlerdi bombalanmış bir binanın,
Rutubetli duvarları içinde...
Hüzünler vardı kurşun izinde,
Her karın yağışı ve her güneşin doğuşuyla
..
UYUYAMAM
Geceler boyu uyur niceler
Ben uyuyamam
Düşüncelerimin tutsağı olurum
Sığdırmaya çalışırım
Mızrakları çuvala
Batar kanatır yaralarımı
..
Gece gözümden akan sabah yarım kalan
doyamadığım uykumsun
susadığımda bir damla akmayan
kanamadığım suyumsun
kafam güzelse dilimde gazelsin
çok güzel sevdimse de hepsinden özelsin,
..
Sevdim candan seveni, sevdim kadir bileni
İnsan olduğu için, ben insanları sevdim
Kederi yük edinen, gülmeyi bilmeyeni
Allah yarattı diye ben insanları sevdim
Camiden çıkmayanı, namazı kılmayanı
Oruç nedir bilmeyen, oruç kaçırmayanı
..



