AFRİKA ŞİİRLERİ

AFRİKA ŞİİRLERİ

Ahmet Tığlı

Bu sinekler uygar batılı olmalı
Nasıl utanmazlar çocukların yüzlerinden
İnce uzun kahve renkli adamların gözlerinde
Bu çağda, bu çağda yenilmişlik var açlığa...
Kızıl baykuş gözlü açlığın yatağında
Kuruyan nehirler değil
Memeleridir anaların...
..

Devamını Oku
Hasan Çekmecelioğlu

Ben Gazzeli çocuk;
Hiroşima da yaktılar anne,
Yaktılar o küçücük bedenimi.
Henüz unutmamıştım ki
Irakt’a beni yaşamdan koparan
O şarapnel parçalarını,
Ve henüz tanımamışken,
..

Devamını Oku
Vahdet Mehmet Güneş

Nerede mersin yeşili vadimiz

nerede zeytin yeşili bağımız

nerede sude yeşili malikanemiz

nerede her tehlikeye siper yürek
..

Devamını Oku
İbrahim Yaylalı

Tunusda bir insan Muhammed Buazizi

iki cift göz,bir burun,nasırlasmış bir cift el

bizdeki memedin siyahı

yaktı kendini tutusturdu gericiliği
..

Devamını Oku
Mahmut Karahan

Aynı topraktan yayılmadı mı insanlık?
Merhamet ettik mi yaşlı kıta Afrika’ya?
Kafa avcılarından kurtuldu koca kara
Yakalandı amansız bir açlığa
Mideleri kaburgalarına yapıştı
Ağızları açık
Kadife tenleri
..

Devamını Oku
Mehmet Çiftci

İki sene çok uzunca bir zaman,
Yürek dayanmıyor hasrete oğul.
Geceler insafsız gündüzler yaman,
Halimiz çok muhtaç nusrete oğul.

El ermez göz görmez çok uzak diyar,
Ey Afrika sende benim oğlum var,
..

Devamını Oku
Sebahattin Altınpınar

Haydi çocuklar yeni bir dünya kuralım
Zulüm ve kahpelikten uzak
Kardeşçe yaşamak için el ele
Sil baştan ülkeler kentler
Tek yüzlü tek beden tek yürek
Kurşun yağmurlarından
Top seslerinden uzak
..

Devamını Oku
Berzan

1942’de Charles Pfizer & Co olarak kurulan şirket, 1989 yılı itibariyle 140’tan fazla ülkede faaliyet gösteriyordu. Pfizer geliştirdiği iktidarsızlık hapı Viagra ile 1990’ların sonunda asıl patlamasını gerçekleştirdi. Viagra (başka bir Pfizer markası onu geçene kadar) dünyanın en hızlı satılan ilacı oldu. Şirket 2000 yılında 29,6 milyar dolar gelir elde etti.

Pfızer’ın gerçek yüzü: Pfızer sizin sağlığınızı düşünür, tabii bu işten bir çıkarı varsa!

İlaç fiyatları:

Financial Times’a göre, dünyanın en fazla kâr elde eden 10 şirketinden 5’i ilaç şirketleridir (27.4.2000) . İlaç endüstrisinin tutumlarını mazur göstermeye çalışanlara göre, ilaç endüstrisindeki yüksek kârlar endüstrinin istisnai doğası göz önünde bulundurulduğunda temize çıkmaktadır: “yeni ilaçların araştırma ve geliştirme maliyetleri devasa yatırımlar gerektirir ve yatırımın kendini karşılaması risklidir.” Bu bahanelerin gerçeklerle tabii ki alakası yok. Fiyatlar başlangıçtaki yatırım kendini karşıladıktan sonra bile aşırı yüksek tutuluyor. Yatırım konusu araştırma geliştirme faaliyetlerine gelince: Ar-Ge faaliyetlerinin yürütülmesinde ana belirleyen insanların sağlıkları değil, şirketlerin bulunan ya da geliştirilen ilaçtan sağlayabilecekleri kazançlar. Aldığımız son habere göre insanlığı düşünmekten geceleri gözlerine uyku girmeyen hayırsever şirket yöneticileri, şu anda kendileri için bir uyku hapı geliştirtiyorlar.
..

Devamını Oku
Ozan Efe

kıyısına selam götüren seher yeli
balıklar niçin ölmektedir
dinlerim yoldan geçerken
çalıya çaltının konuştuğunu
neden kararırsın çalı
kanlan canlan biraz

..

Devamını Oku
Mehmet Çiftci

Bir gül verdim sana Afrika Kenya,
Aman ha iyi bak soldurma onu,
Biz taş bastık bağrımıza burada,
Sakın kurda kuşa çaldırma onu.

Emanettir sana ana kuzusu,
Gurbete gitmekmiş alın yazısı,
..

Devamını Oku
Şahin Ertürk

Gecem gündüzüme karıştı
Kendimi bildim bileli
Kırk yedi senedir
Bıkmadan,usanmadan çalışıyorum
Yatlar,katlar alamadım
Borsayı bilmem
Dolar,Ero biriktirmedim
..

Devamını Oku
Şahin Ertürk

Yüreğimin çığlıkları
Amerika dan
Afrika dan
Uzakdoğu dan
Kutuplar dan
Cin den
Japonya dan
..

Devamını Oku
Vedat Sadioğlu

Tarih 27 Eylül 1538, yer Adriyatik Denizi
Barbaros, Andrea Dorya’ya karşı geldi
Türk ve Haçlı donanmaları Akdeniz’de
Bir deniz savaşı yaşandı Preveze’de

Türk kadırgaları büyük değildi
Oysa Haçlı kalyonları heybetliydi
..

Devamını Oku
Seyfeddin Karahocagil

Bir ucunda Afrika, Çin Şeddi bir ucunda,
Irkımın fethettiği bir koca ülke vardı.
Altay'ın ak çamuru başbuğun pabucunda,
Her mevsim bir ülkeye, ordum ayak basardı.

Ufuklar yarılırdı, dağlar erir gücünde,
Demirler su misali, ırmak ırmak akardı.
..

Devamını Oku
Güzin Eye Dündar

B ı r a k... i n c i n m i ş l i ğ i g ö z y a ş l a r ı n a
suskun dudağında kalsın
parmak uçların


y ü r ü s ü n... g ö z b e b e k l e r i n
çürüyen yanına insanların
..

Devamını Oku
Metin Yaltı

onlar
daha ileri
daha güçlü
daha uygar
ve barışçıl
bir Afrika istediler
daha yüksek
..

Devamını Oku
Erdinç Öncü

Yorum yapma sakın aşkıma
Bulutların üzerinde yüzen,
Ayağı yerden kesilen,
Sen misin? Allah aşkına.

Benim gözümün bakışı benzer mi,
Senin gözünün bakışına
..

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Yeni Roma: Batı Medeniyeti

‘BİZ BU FİLMİ GÖRMÜŞTÜK MÜ? ’ DİYELİM NE DERSİNİZ?

İŞİD mişid bahane, petrol şahane… Batı İslam dünyasını sömürmek, bu sömürüyü kökleştirmek için her defasında yeni argümanlar icat etmiştir ve etmeye devam edecektir bundan böyle. Bu yeni bir argümandır ve aynı senaryo tekrarlanmaktadır
Onun için diyoruz ki; ‘biz bu filmi görmüştük, görmeye de devam edeceğiz.’ Geri dönerek bakalım, Libya’da Arap baharı vesilesiyle kan döken Kaddafi’yi bahane yapmış, Irak’ta Saddam’ın katliamlarını sebep göstererek iki defa harekat düzenlemiş, yanına aldığı batılılarla birlikte savaş tazminatı adı altında başta petrol olmak üzere bu ülkelerin zenginliklerini talan etmiştir.
Afganistan’ı iç sebep bile arama gereğini duymadan ikiz kule komplosunu gerekçe göstererek işgal etmiştir. Kuveyt zaten işgal edilmiştir kurtarıc(!) sı eliyle. Şimdi Ukrayna’da bir paylaşım savaşı verilmekte, ülke iç savaşa sokulmaktadır. Türkiye için senaryo budur baştan beri, önce Türk- Kürt, sonra Alevi-Sünni ayrışması planlanmış, başarılamayınca şimdi laik- anti laik ayrışmasıyla gezi kalkışması görüntüsü altında karıştırılmaya çalışılmıştır.
..

Devamını Oku
Ozan Efe

doğmadan ölüyor çocuk
susuzluktan ve açlıktan
kalanı kararan boncuk
sevilmeye muhtaçlıktan
bölük pörçük görünür
aysbergin yüzü
kuş kanadına sarın sıcacık
..

Devamını Oku
Bahtiyar Arslan

Artık bu gidiş anlamsızdır…ve bir hiç tir..

Eğer giden bilseydi, kalanın… kendi gözleri yerine… başkasının gözleriyle baktığını, bir sümüklü kızın gözlerine…eğer giden bilseydi, kalanın… kendi aklı yerine bir başkasının aklıyla… hiç tanımadığı bir insanı, suçladığını…yok saydığını… ve hatta basitleştirdiğini…eğer giden bilseydi, yüreğini…kalanın… kendi yüreği yerine bir başkasının yüreğiyle, anlamaya çalıştığını…ve eğer giden bilseydi…inancın… sadece kör bir inancın… insan yüreğine üstün geleceğini…onu bu denli kırabileceğini…otururdu bir dağ yamacına…bir düş kurardı…varırdı Muhammed in huzuruna secde ederdi…İsa ya varır yüz sürerdi…Ali ye varıp dilin dökerdi…ve lakin dua ederdi…namaz kılardı…oruç tutardı…elleri gökte…elleri yüreğinin üstünde…elleri dönende…cem dönende…ayin yapanda…eğer bilseydi Muhammed Afrika da bir çocuk aç…kendine biad için gelenlere omzunu dönerdi…duaların almazdı…selam vermezdi…eğer güneydoğuda bir çocuk açsa…İsa’nın ellerinden oluk oluk kan akardı, vicdansızların yüzüne…eğer terk edilmiş bir köyde, geri bırakılmışsa bir çocuk…elinden alınmışsa bilyesi…çalınmışsa düşleri…ve beyni hurafelerle doldurulmuşsa...bir bez parçasındaysa kurtuluş…Ali onlarca yıl uğruna savaştığı… bu inancın...keskin çift yarıklı… onurlu kılıcını bırakırdı …Muhammed in eline…ve üç insan ki kendileri de biz faniyiz diyorlar…çeker giderlerdi bu soluksuz…vicdansız…yüreksiz insanların içinden…inanın giderlerdi…ve üçü bir ağızdan… kim ki inancından dolayı…veya inançsızlığından dolayı… bir insanı kırıyorsa …onun yeri cehennem olsun diyecek kadar da… engin yürekleriyle giderlerdi…

şimdi ben buradayım…

isterse bir çocuk bile bulur beni…
..

Devamını Oku