Gönül! yum gözünü git buralardan
Yansın anıların ateşte közde
Yalvarsa yakarsa boynun dolansa
Gönül! sen aldırma git buralardan
Gönül! var git sende Dünya,dan dışa
İnceldi garip gönülüm,tahammülüm kalmadı
Selam verdim nazlı yar,selamımı almadı
Sevdan beni kül etti,bende hayır kalmadı
Ne ciğer kaldı ne döş,hasret narında yandı
Haber sal memlekete,silsin katip künyemi
Elbet birgün gösterecek ölüm yüzünü
Mazlumlar için,bahar giymiş gül üstünü
Kötüleri soguk,zalimi ayaz, hüznü
Gayrisini; bir har, bir ateş,don yüzünü
Kimi olsaydıda,keşke amel etseydim
Kimini az verir bezdirir
Kimini cok verir azdirir
Kimini cilede yüzdürür
Kimini manada gezdirir
Kimini ask ile söyletir
Mezarlığa baktım dostlar
Büyük küçük karıncalar
Uzanmışta yatıyorlar
Onca mefta nice insan
Kimin başta eğreti taş
Mutluluk kaf dağında çok uzaklarda kaldı
Anka derdim çekemez canhıraş geri caydı
Can dediğim cananım sade bir anan vardı
Şimdi hasretle ağlar acı tatlı anılar
Derdim topuzu kaçtı ağlatır be çocuklar
Ömrü gurbet elde gelip geçenin
Ahirinde gülmez dendi doğrumu
Sevip alamayan dertli garibin
Yürekte yağ olmaz dendi doğrumu
Erkenden bozulan aşık bağının
İtersin gitmez,çekersin gelmez
Dil ucundan der,yürekten sevmez
Kendimden geçerim,o bunu görmez
Sever görünür,zulumden asla gecmez
Öyle bir zalime ram olmuşum-ki,adı sevda
Bayram geldi yine gelmez olaydı
Huzurum kalmadı gurbet elinde
Gözlerim yoluna takılı kaldı
Gülistan olsada olmuyor Ayşe
Ocağım yıkıldı kalmadı neşe
Fıçıdan zehir içsemde şifadır cana
Bir kaş çatışın yeterde öldürür beni
Derin acılar tatsamda yüzden geçici
Surat eğişin ağlatır pareler beni
Har ateşlere girsemde bahardır bana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!