Sana güzellikler getiremedim
Senden çok özür dilerim...
Belki bir anlamı yok ama,
Bağışlamanı isterim.
Gittiler dört nala atlılar
Tozlar dumanlar bıraktılar
Kimdi bunlar ?..
Niçin böyle uçtular.
Kimdi bunlar ?..
Demek ki neymiş
Eve lazım olan…
Komşuya verilmezmiş.
Eve kapıdan bacadan atlayanlarla
Nasılmış yoldaş olmak yalakalarla
Haramla beslenenler
Harama uçkur çözenler
Her halleriyle belli ederler.
Kafayı kuma sokan tilkiler
Kıçları açıkta kalır bilmezler
İnsanlar öyle kolay anlaşılmaz
Yol yürüyeceksin
Emanet edeceksin
Vicdanını mutlaka göreceksin.
Kolay ağlayandan
Meydana gelince överler
Kapalı kapılar ardında söverler
Tek ayak üstünde topaç gibi dönerler
Daha güçlü birini görünce hemen giderler
Ayağı yanık kedi gibi gezerler
Sessizliğin şerefin olsun
Başın pınar ayakların göl olsun
Unutma altın düşerse paslanmaz
Tenekeyi parlatmakla altın olmaz
Sessizliğin şerefin olsun
İyi niyetlilerle
Her zaman
Her yerde
Halaya varım.
Halay bilmesem de
Ne acılar,
Ne yokluklar,
Ne yoksulluk,
Çektin sen..
Ama yine akşam oldu,
İnsanoğlu kuş misali
Daldan dala konuyor..
Kimi ipeklerden yuva örüyor
Kimi dal bulup yuvaya kuramıyor.
İnsanoğlu arı misali…




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hepsi ayrı güzellikte, en kısa olanlar,görünenden çok daha fazla anlam dolu. Tebrikler.
Üretken kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, selamlar, saygılar...