Tarifi olmayan duygularla
Savrula savrula..
Düşüyorum kollarına.
Öylesine benzedim ki sana
Öylesine özledim ki baba...
Onlara yaptırdılar
Köşkleri sarayları
Paylarına ölüm düştü.
Koşarak işlerine gittiler
Ekmek parasına...
Sormayan sorgulamayan,
Oldubittilere susan,
Haklarını savunmayan,
Sinen sindiren..
Güçlüye boyun eğdiren,
Dili ney leyim.
Ölüye,
Herkes ağlar gülüm,
Güzel günlerimizde,
Güldürürseydin ne vardı.
Ağladım desem yalan olur
Yalan olur üzülmedim desem
Kapalı bir hava
Sisli..
Bir sonbahar klasiği.
Necati fena halde gerilmiş
Başkan makam arabasına bindirmemiş.
Beş çocukla ortada kalmış gibi
Salyalı sümüklü..
Necati gerçekten asalak biri.
Hoş geldin kızım..
Hoş duygular getirdin.
Dünyanın en güzel topraklarında,
Adalet dağıtanların otağında sın.
Ne çaldım ne çaldırdım,
Ne çalana göz yumdum.
Ne de çalınana ortak,
Küfürlü şiirler yazdım anne.
Hakim olamadım dilime.
Kovulma sırası yine mi bende
Cego kaçıncı köy?
Yanlış yetiştirmişler beni
Öldürsem mi ben beni?
İstanbul ile hiçbir problemim yok
Lakin Sivas’tan getirdiklerimle başım belada




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hepsi ayrı güzellikte, en kısa olanlar,görünenden çok daha fazla anlam dolu. Tebrikler.
Üretken kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, selamlar, saygılar...