Ey hatem-ül enbiya
Ey habib-i Kibriya
Seninle ruy-i zemin
Oldu gerçekten emin
Hakkın sana hitabı
İltifat bir zokadır, yutarsan yutulursun,
Nefsin göklere uçar, havaya tutunursun.
Ancak tenkit iğnesi, indirirse havanı,
Ayağın yere değer ve kendini bulursun.
Tamah kalbe saplanan sivri bir bıçak;
Tamahkâr bataktadır, çıkmaz, alçalır.
Kanaat bir binek ki adeta uçak;
Kanaatkâr yükselir, arz küçük kalır.
Bazen alınmıyor selam;
Sanma ‘’rüşvet değil’’ diye,
Sebep selamdaki kelam,
Dini selama kin niye?
Selam olmaz ise dille
Tabiatın içinden okumalı kitabı.
Bitkiler ne söylüyor, işitmeli hitabı.
Düşünüp anlamalı, ne yazıyor o kitap
Hiçbir şey anlamayan, etmeli bari hicap
20.11.2006
Bu dünyada hiçbir şey, bedava kazanılmaz
Cennet-Cehennem için düşünün bir baha ne?
İnsanoğlu çalışır, konuşmaktan hiç yılmaz
Fiil ve sözlerinde bulunur çok bahane
22.05.2006
Nekadar şükretsem az
Evlâtlarım üç hane
Her dem ederim niyaz
Torunlar altı tane
Mevlâm hayır halketsin
Güzel İstanbul’umuzun en uhrevi beldesi
Adı Ensar sahabiden mihmandarın künyesi
Her an ziyaret edilir o sahabi türbesi
Ta Rami’den duyulmakta Eyüp’ten ezan sesi.
Belki soran olacaktır şu Rami de neresi?
İki ilçe çıkardı bu Eyüp’ün Nahiyesi!
Zevk-i selimim var gibi,
Aklıselim de inşallah.
Niyazımdır; Kalbi selim
Lütfetsin Hazreti Allah.
Gözlerimden uçarak gidiverdi uykular
Hayalimde şiire dönüverdi duygular
Ümit,tasa ve keder,bilmem daha neler var
Dağılınca toplanmaz mecradan çıkan sular
Adnan sen de agâh ol,yazdığından ibret al




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!