Adını unuttum,
Bir tren garında, yorgun bir bilet gibi düştü elimden.
Hangi perondan kalkar hatıraların, bilmiyorum.
Hani derler ya, "Gözden ırak, gönülden de ırak."
Ben ki gönlüne sığmadım, gözüne mi sığacaktım?
Şimdi bir taksi durağında,
Yağmurun altında,
Adının son harfini arıyorum.
Kayboldu gitti, rüzgarın sesine karıştı.
Seni severken, dünyayı durdurur gibiydim.
Zamanın çarkına çomak sokar,
Kaderin çizgisine mürekkep dökerdim.
Şimdi bir kahve telvesinde,
Adının baş harfi, yalan bir umut gibi parlıyor.
Fala inanma, aşksız da kalma be gülüm.
Aşksız kalan gönül,
Paslı bir makas gibi kesemez sevdaları.
Adını unuttum,
Ama o sokağın köşesini unutmadım.
Hani ilk karşılaştığımızda,
Hava buz gibi, yüreğim kor gibiyken,
Seninle bir bardak çay içer gibiydik.
Şimdi o çay soğudu,
O sokak boşaldı,
Senin adın da kayboldu.
Yine de, bir şarkı çalmaya görsün,
O şarkının nakaratında,
Birisinin kahkahası bile sen olur.
Çünkü biz, bu toprakların çocukları,
Unutmayı da,
Bazen abartmayı da severiz.
Kayıt Tarihi : 20.04.2026 09:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!