Aç kapıyı lütfen! birkez gözhakkı
Görmeden gönderme kurban olayım
Kalemimi kırma, sonbir söz hakkı
Vermeden gönderme kurban olayım
Uzatma elini, sıkma elimi
Öksemi yokluğun bulaştı bana
Anlamı kalmadı sensiz bu evin
Haberim belkide ulaştı sana
Sonunda aklımı yitirdim sevin
Fidaydada Ankaralım fidaydada
Ankara denen bu koca şehire
Sen niçin geldiğimi biliyormusun?
Kapılıp gözlerindeki o sihire
Senin için geldiğimi biliyormusun?
Ne bu şehirde bir işim vardı
KORKUM
Saatler gecenin yarısı ve paramparça olmuş uykum
Çöldeyim gözlerim yanıyor sanki içi dolu kızıl kum
Ben asırlık bir ağacım
Bilmem kaç yıl geldi geçti
Elbet neşem, aşkım, acım
Yaşamak bu oldu geçti
Kök salmışım kayalarda
Emaneti sahibine
Vermeye sen hazırmısın?
Kara kabrin dar içine
Girmeye sen hazırmısın?
Bir yerki o zindana denk
Uyku tutmuyor çok gece özlemimden
Açsam gözlerimi sen yumsam sen
Hayalin vurur karşı duvara birden
Tıpkı fotoğrafın gibi, bi görsen
........ Sonra salona geçiyorum kalkıp yerimden
Bir film seçiyorum eski YEŞİLÇAM filmlerinden
Riyakar bakışlara vurulduğum çok oldu
Dağlara yokuşlara sürüldüğüm çok oldu
Aşkı bilmeyenlere rasladı gönlüm yazık
Benim gibi sevene düşmedi gönlüm yazık
O gönül benim, bu gönül senin
Aklımı baştan aldı ela gözlerin
Nihan saçların siyah, kömürmü kömür
Göğsüme dökülmüş de yakar közlerin
Yüreğim ocaktaki, demirmi demir
Seni öyle sevmişim nasıl bıkayım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!