"Ey kadın,
Sen bir Cennet çiçeğisin. Sen o bahçeden bir gülsün...
Çeşit çeşit, rengarenk... Tıpkı gökkuşağı gibisin...
Gökyüzünde uçan turna
Benden yare haber götür
Nedir diye halim sorma
Mektup yazdım satır satır.
Ben gidemem yol uzaktır
Kalktı havalandı gönlümün kuşu
İnipte konacak dal bulamadı
Dolaştı dünyayı aradı yari
Gönlüne girecek kul bulamadı
Çekildi özüne döndü kovana
Karlidir benim gönül dağlarım
Erimez bahar yaz aylarında
Hüzün ile geçti gençlik çaglarım
Yıkıldı dünyam güz aylarında
Bir acı haberdi verdiler bana
Küçük yaşta derde gama
Boğdun felek beni, beni
Daha genç bir fidan iken
Eğdin felek beni, beni
Küçük yaştan beri, derdin efkarın
Saldın üzerime ordularını
Çok bekledim amma neden bilemem
Açmadın bahtımın perdelerini
Yüzümden neşeler saçarken benim
İlk bahar ayımda, gençlik çağımda
Fırtınaya tutup bastırdın beni
Daha on beşimde, bir fidan iken
Felek bu hayata küstürdün beni
Nice kar olurmuş yüce dağlarda
Nesine gelmişim ben bu dünyanın
Mahzunum devranı sürerim böyle
Günler gelir geçer yaram ey'olmaz
Ömür defterimi dürerim böyle
Şu yalan dünyaya geldim giderim
Rahman beni bağışlar mı bilemem
Cümle günahıma hep af dilerim
Rahman beni bağışlar mı bilemem
Amelim yetersiz hayalim cennet
Sevda çiçeğiydim güller açarken
Kopardı dalımdan yar beni beni
Gönül sarayımda tahta çıkarken
Bekliyormuş neydem dar beni beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!