Esen seher yellerinde sen üşürken ben yandım
Düşürdün kara sevdaya ateşlere dayandım
Susuz dilek ağacıma sen can suyu, ben candım
Katar katar göçüp giden turnalar,
Durmadan geçtiniz dün akşamüstü.
Neydi sizi bizim ele küstüren?
Görmeden geçtiniz dün akşamüstü.
Baharda ötüşüp selam verdiniz,
Dertlerim depreşti yaram azıttı,
Felek beni yine sele veriyor.
Ne gündüzüm gündüz ne gecem gece,
Felek beni gurbet ele sürüyor.
Başımda esiyor kavak yelleri,
Tükense dünyanın gamı kederi,
Kahırdır mazlumun bahtı kaderi.
Som altın da olsa yoksa ederi,
Ezen ile mizan yarışır gider.
Adâletin çarkı yalpa yapmazsa,
Senden uzaklarda oldum olalı,
Gönlümde sultansın il Gümüşhane.
Gurbette kendimi buldum bulalı,
Sılayırahimsin, el Gümüşhane.
Kader bizi her bir yere yolladı,
Dağılsın üstünden kara bulutlar,
Ege’nin incisi, güzelim İzmir.
Acımız büyüktür, ağlattın bizi,
Başımız sağ olsun güzelim İzmir.
İdillerin ışığısın, gülüsün!
Aklımı fikrimi beyan ederim,
Feleğin çarkına bindirir beni.
Gönül sermayemi ayan ederim,
Deli divaneye döndürür beni.
Talihim hiç gülmez düşer peşime.
Vakit hazan vakti dağlarda sis var,
Gönlüm sitem eder “kar” diye diye.
Sarardı yapraklar bağlarda yas var,
Bülbül matem tutar “yâr” diye diye.
Kuşlar gurbet ele göçtü gelmiyor,
Hece taşlarına koydum başımı,
Kadim sırlarıma yol aralandı.
Aşikâr edince gönül kuşumu,
Değdi badısaba gül yaralandı.
Elekten elerdim gündüz geceyi,
Selamı sabahı kesin inkârla,
Adalet çarkını döndürün derim.
Feryada, figana küsün efkârla,
Hüznün acısını dindirin derim.
Karakteri yanardöner olanı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!