Dalda duran kızıl yaprak
Sararmadan düşemezsin
Sana bu rengi verenden
Emir gelmeden inemezsin
Bir rüzgar gelip seni sallamalı
Kisvesi üstünde iken
Kendini ulaşılmaz sananan
Kisve eriyip bitende
İçi koğuk bir yalan
Kaldırımda yürüyorum aksak aksak
Yılların yorgunlugu taşların üstünde
Yürürken özür diliyorum onlardan
Özrüm büyük kabahat bende
Eskimiş duvarlar kırık sıvalar
Elini koy elimin üstüne
Gözlerini at gözüm üstüne
Senden başka yar sevmedim
İmanıma dinime
Adımını at adımımın üstüne
Oyladınmı oyladınmı
Fidan başını boyladınmı
Yarimi almış gidiyorlar
Daģın eteğini koyladınmı
Bin kere kabeyi tavaf etsende
Dòrt kitap bilip ezberlesende
Bütün mahlükatı doyursanda
Kul hakkı ile gitme mahşere kardeşim
Bin çaresize çare görsende
Bakışlarının derinliğinde yok oluyorum
Dipsiz kuyulardayım bir ip arıyorum
Beni buralardan çıkarın ey dostlarım
Bir aşk uğruna düştüğüm hallarım
Ferhat gibi kerem aşkı gibi ararım
Okuyorum Kur'an
Buluyorum huzur
Boğazın gülliklerini seyreder gibi
İçimde ayrı bir kıpırtı
Ayrı bir heyecan
Kanayan yara müslüman doğu türkistan.
Yetkililer diyor araştırsın bir bakan.
Doğu türkistanlı kalmadı akacak kan.
Daha neyi bekliyorsunuz tek can kalmadan.
Hangi vaadler karşısında satıldı şu can.
Bir göz yaşı akıyor nedensiz
Sahibi yalnız kalmış sevensiz
Bir aşk kalmışsa yarı bedelsiz
İki göz aģlar ardından habersiz
Anasının ardından bir kuzu meler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!