Oturduk bak diz dize, Akçay’ın rüzgarıyla
Gönül ferahlar mı hiç dünyanın efkarıyla?
Senin o Mehmet Emmi, kendi öz çıkarıyla
Bizi darda koyanı, salla gitsin be dostum.
Gördüğün o nurların hatırına susulmaz
Ekmeği çalınanın rızkına el basılmaz
Fukara feryat eder, sesine kulak asılmaz
Mazlumun ahı kalmaz, belle gitsin be dostum.
Kumpir, plaketa dedik; ata dili yâd ettik
Plovdiv’den Zeytinli’ye ne yollar feryat ettik
Şu ömür kervanında biz neyi murat ettik?
Gözyaşın pınar olmuş, çağla gitsin be dostum.
Kör keser hep zengine, yoksula hep sapı kalır
Garibin boğazında bir kuru yapısı kalır
Saraylar onlarınsa, bize Hak kapısı kalır
Sabrı tesbih eyleyip, bağla gitsin be dostum.
Beyaz Kartal süzülür İda’nın tepesinden
Tanırız negatifi, sigara nefesinden
Vazgeçtik artık çoktan dünyanın hevesinden
Bu dertli heceleri, yolla gitsin be dostum.
Kazan kaynamaz oldu, ocak tütmez isinden
Umutlar yorgun düştü, dünya hengamesinden
Vazgeçtik artık çoktan nefsin o ham sesinden
Gönül kuşun hür olsun, uçsun gitsin be dostum.
Bayramların tadı yok, düğünler boynu bükük
Sırtımızda koca bir dert küfesi, hep yükük
Eski sofralar şimdi paramparça ve sökük
Maziyi bir bohçaya, sar da gitsin be dostum.
Kimisi köşk peşinde, kimisi ekmek derdi
Zaman denen o değirmen herkesi bir bir yerdi
Sana bu dertli sazı söyle kim emanet verdi?
Teline mızrap olup, vur da gitsin be dostum.
Güneş elbet doğacak İda’nın kucağından
Kurtulur elbet canlar nefretin ocağından
Ayrılma sakın dostun o sıcak kucağından
Hasan Belek adını, yaz da gitsin be dostum...
Hasan Belek
23 01 2026-Akçay
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 11:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!