Eski bir dükkân bu, gönül hanesi,
Raflarda dizili çocuk neşesi.
On sekiz senenin her bir karesi,
Rüyamda yeniden canlandı adaş.
Sabahın nuruyla açardım camı,
Silerdim tozları, kederi, gamı.
Ekmek dolabının bitmez endamı,
Bereket haneme bağlandı adaş.
Taze somunların kokusu başka,
Hizmet etmek derdi, benzerdi aşka.
Dünya bir bakkalmış, baksaydık keşke,
Gelenler gidenler sayıldı adaş.
Oyuncaklar bekler masum elleri,
Çocuklar şen eder dükkânı, yerli.
Alnım hep açık da, sırtım da terli,
Huzur o tezgâha yayıldı adaş.
Eskimiş duvarlar, yaşanmış anlar,
İçinden geçiyor nice insanlar.
O eski bakkalda huzuru anlar,
Ruhum o maziye dayandı adaş.
Ne negatif duman, ne kötü bir söz,
Sadece doğruluk, sadece bir öz.
İda’nın nuruyla bakınca bir göz,
Her köşe ışığa boyandı adaş.
Hasan der; rüyada gördüm bakkalı,
Ekmekler sıcacık, mis gibi ballı.
Ömrümün o güzel, o yorgun dalı,
Yine o günlere uyandı adaş...
Hasan Belek
23 01 2026 - Akçay
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 11:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)