Adalet
Musa dilli şaire
Ay yalnız ikimizi çekiyor
Her günün çekim gününde
Yağmura ıslak bakamıyor gözlerim
Islıklarına kör olmuş kızlar
Alnımın ortasında sulta sulta kilise ayinleri
Her kilise bana o kilise sana nöbetli
Yağmura bozlak koşamıyor dillerim
Dar boğazlarda ince bileklerin
Boğum boğum sarıyor uluması köpeklerin
Ur ur kavuruyor usunu aysız geceler
Savur gümüşleri sonsuza açılsın son durak
Sen Timur’un ayaklarıyla sahneye koşarken
Ben perdeye Bayezıt’ın gözleriyle gürledim
Bir tombala torbası dolu kahkaha saçtı Timur
Yıldırım’ın heybesine hınç koyduğu çadıra
Ve Çelebinin anasında emniyetsiz kasatura
Kudura kudura bağırıyordu Ramses’in esnaf şairleri
Bir piramitten öbür piramide kasatura taşıyordu
Bir Timur harabesi Çelebinin emniyetsiz annesi
Ve gece ay çekiyordu seni
İşte gece ay çekiyordu beni
Ve çıldırmış bu ay çekiyordu emniyetsiz anneleri
Yalnız med
Yalnız med
Yalnız med
Gözlerimizi kubbeye med
Ellerimizi çarmıha med
Kasaturalar çenemize med
Cesetler aşka med
Ramses’e elzem Musa bereketi
Her kesik harfi aynada parlatan
Kaf Dağından kaftan
Kılıçarslandan kalkan
Anzer yaylasından bal alan
Pençesi yontulmuş kaplana kapan
Köpeği azıtılmış sürüye çoban
Filistinli çocuklara sapan
İlla ki Musa
İlla ki Musa
Ey Musa
İlla ki sapan
İlla ki sapan
Cümle cümle Timur kefenleri
Kültiginin güney cephesi
“Türk bodun ölteci sen”
Süt vermeyen deve memesi
Musa Ramses’e rabbinin hediyesi
Konferans konferans Harun izleri
Harun asaya rabbinin hediyesi
Ay çekiyorsa günün gecesinde
Ben ay çekiyorum kahinin bilmecesinde
Ay’ın Pink Floyd tarafında sana Harun olsam
Yetmiş iki asa vursan kaburgama
Bayezıt ve Timur Ankara Ovasında
Kızılay Meydanı duruşmada salonunda
Savcı Harun hakim Musa
Önce bana kasatura sana ağu sonra
Kayıt Tarihi : 27.11.2011 15:19:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (1)