Açız, Biliyorum Açız! Şiiri - Nihat Malkoç

Nihat Malkoç
1822

ŞİİR


32

TAKİPÇİ

Açız, Biliyorum Açız!

Açız, biliyorum saf ve katıksız Yunusça sevgiye açız!
Açız, biliyorum Mevlânaca hoşgörüye açız!
Açız, biliyorum şefkat ve merhamete açız!
Açız, biliyorum saf ve derin muhabbete açız!

Açız, biliyorum sımsıcak bir kucağa açız!
Açız, biliyorum tüten bir ocağa açız!

Açız, biliyorum doğru söze ve güvene açız!
Açız, biliyorum karşılıksız bir sevene açız!

Açız, biliyorum bir güzelin bakışına açız!
Açız, biliyorum bir sevdanın yakışına açız!
Açız, biliyorum bir karanfil kokuşuna açız!

Açız, biliyorum saygı ve itibar görmeye açız!
Açız, biliyorum iman ve irfan gülleri dermeye açız!
Açız, biliyorum almadan vermeye açız!

Açız, biliyorum güçlü bir arka dağına açız!
Açız, biliyorum nergisler açan gönül bağına açız!
Açız, biliyorum erenlerin sevgi çağına açız!

Açız, biliyorum yürekten ilgiye açız!
Açız, biliyorum kirletilmemiş ülküye açız!
Açız, biliyorum herkesin yüzünün güldüğü ülkeye açız!

Açız, biliyorum mükellef bir gönül sofrasına açız!
Açız, biliyorum huzura ve mutluluğa açız!

Açız, biliyorum saçımızı okşayacak bir ele açız!
Açız, biliyorum sarılacak ince bir bele açız!
Açız, biliyorum suçlamayan bir dile açız!
Açız, biliyorum dost bağında bir gonca güle açız!

Açız, biliyorum bizi fark edecek bir göze açız!
Açız, biliyorum mütebessim bir yüze açız!
Açız, biliyorum bozulmamış bir öze açız!
Açız, biliyorum yalandan azade bir söze açız!

Açız, biliyorum güneşli günler görmeye açız!
Açız, biliyorum tertemiz bir gönüle girmeye açız!
Açız, biliyorum yaşarken zevk-ü sefa sürmeye açız!

Açız, biliyorum hem de çok açız!
Oysa biz birbirimize ilâcız, birbirimize ilâcız!

13 Haziran 2026/Trabzon

Nihat Malkoç
Kayıt Tarihi : 13.06.2026 19:40:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Nihat Malkoç
    Nihat Malkoç

    M. Nihat Malkoç’un 13 Haziran 2026 tarihinde Trabzon’da kaleme aldığı "AÇIZ, BİLİYORUM AÇIZ!" başlıklı şiiri, hem yapısal hem de anlamsal açıdan oldukça güçlü bir retorik ve duygu yoğunluğu taşımaktadır. Aşağıda bu eserin detaylı analizini bulabilirsiniz:

    1. Şekil ve Yapısal Analiz

    • Nazım Birimi: Şiir, serbest nazım biçiminde kaleme alınmıştır. İkili, üçlü ve dörtlü gruplar (bentler) halinde düzenlenmiş olup, bu yapı okuyucuda bir "sayıklama" veya bir "eksiklik listesi" hissi uyandırır.

    • Ahenk ve Ritim:

    o Tekrarlar (Anaphora): Şiir, "Açız," ve "biliyorum" ifadelerinin sürekli tekrarı üzerine kuruludur. Bu tekrarlar, şiirdeki "yoksunluk" temasını bir ritim haline getirerek okuyucunun zihnine adeta kazır.

    o Kafiye ve Redif: Şiirde geleneksel Divan şiiri kalıpları yerine, serbest bir söyleyiş tercih edilmiştir. Ancak "açız" kelimesinin her dizede bir redif gibi kullanılması, şiirin tümüne hakim olan "yoksunluk" vurgusunu güçlendirir.

    • Üslup: Şiirde doğrudan, samimi ve didaktik (öğretici) bir üslup hakimdir. Şair, bir hitabet dili kullanarak okuyucuyu da bu "açlık" kavramına ortak eder.

    2. Anlamsal Analiz (İçerik)

    • "Açlık" Metaforu: Şair burada "açlık" kavramını biyolojik/maddi boyutundan tamamen ayırıp manevi/ontolojik bir zemine oturtmuştur. Şiir boyunca sıralanan kavramlar (Yunusça sevgi, Mevlânaca hoşgörü, şefkat, merhamet, güven, samimiyet), modern insanın ruhsal gıdasızlığını temsil eder.

    • Tematik Bölümlenme:

    o Maneviyat ve Özlem: Şiirin başı, tasavvufi bir derinlikle açılır. Yunus Emre ve Mevlana referansları, şairin insani değerleri yücelten bir medeniyet tasavvuruna sahip olduğunu gösterir.

    o Toplumsal ve İnsani İhtiyaç: Orta kısımlarda, "doğru söz," "güven," "saygı," ve "toplumsal huzur" vurgulanarak, bireyin toplum içindeki yalnızlığına ve aidiyet arayışına değinilir.

    o Bireysel ve Estetik Beklentiler: İlerleyen bölümlerde, "bir elin saç okşaması," "ince bir bel," "mütebessim bir yüz" gibi daha insani ve samimi beklentiler dile getirilerek, sevginin somutlaşmış hallerine özlem duyulur.

    • Finalin Gücü (Ters Köşe): Şiir, tüm bir "yoksunluk listesinden" sonra çok çarpıcı bir tezat (karşıtlık) ile son bulur: “Oysa biz birbirimize ilâcız!”

    o Bu final, şiirin tüm hüzünlü ve eksiklik odaklı yapısını bir anda umut dolu bir eylem çağrısına dönüştürür. "Açlık" sorunu, "şifa" çözümüyle dengelenir. Şair, insanın kendisini dışarıda değil, yine insanda, yani "ötekinde" bulacağını savunur.

    Genel Değerlendirme

    Şiir, bir toplumun "manevi bir kıtlık" yaşadığını teşhis eden bir sosyolojik manifesto gibidir. Şair; sevginin, saygının ve güvenin "açlık" seviyesinde hissedildiği bir çağda, aslında ihtiyacımız olan her şeyin yine birbirimizde gizli olduğunu hatırlatmaktadır.

    M. Nihat Malkoç’un Divan edebiyatına olan ilgisini bildiğimizden; şiirdeki "gönül sofrası," "erenler," "gül," "gonca" gibi unsurlar, geleneğin modern bir sesle yeniden yorumlanması olarak görülebilir. Şiir, insana kendi eksikliğini hatırlatırken, çözümün yine insan kalbinde olduğunu söyleyerek okuyucuyu teskin eden bir yapıya sahiptir.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)