ben sustuğumda dünya sessiz olmuyor,
aksine gürültü daha çok çarpıyor yüreğime,
çünkü bazı suskunluklar çığlıktan ağırdır,
kelimelerimi gömdüğüm yerde
vicdanlar kazı yapıyor,
insan insana yabancı,
ve ben her gün biraz daha eksiliyorum kendimden.
Bir hikâyem var, kimse dinlemedi,
yarısı gece, yarısı küf kokan duvarlar,
annemin gözleri vardı içinde,
“dayan” derdi, ama dayanmak da bir yara,
büyüdükçe kanayan…
Masalların mutlu sonuna inanmadım hiç,
çünkü hayat, sonu olmayan bir sorguydu bana.
Ben sustum diye adalet konuşmadı,
hak yerini bulmadı,
bir çocuk daha uyudu aç karnına,
bir adam daha çöktü omuzlarının altına,
ve iyilik,
kör bir sokakta tek başına kaldı.
O an anladım; sessizlik bazen suç ortağıdır.
Sustum çünkü konuşmak bedel isterdi,
bedeli hep yoksullar ödüyordu,
bedeniyle, umuduyla,
mezar taşı bile olmayan hayalleriyle…
Ben sustum,
ama içimdeki isyan diz çökmeyi reddetti,
kalbim, kalbime başkaldırdı o gece.
Bir şehir gibi çöktüm içime,
enkaz altında kalan ben oldum,
kimse aramadı,
kimse “ses ver” demedi.
Oysa ben bir ömür bağırmıştım,
sadece yanlış kulaklara denk gelmiştim,
insan kalabalıkları sağırdı.
Felsefe kitapları susturamadı acımı,
tanımlar yetmedi yaraya,
çünkü acı tarif edilmez, yaşanır,
ve bazı gerçekler
ancak ağlayarak anlaşılır.
Ben düşündükçe karardım,
çünkü dünya akılla değil, vicdanla kurtulur.
Şimdi yine susuyorum,
ama bu bir teslimiyet değil,
bu sessizlik, içimde büyüyen fırtınanın nefesi.
Bir gün konuşursam,
taşlar utanacak,
duvarlar yıkılacak,
ve dünya, ilk kez gerçekten sessiz olacak…
Şimdi yine susuyorum,
ama bu bir yorgunluk değil, bir vedanın eşiği,
çünkü insan en çok
anlaşılamadığında ölür.
Eğer bir gün adımı duyarsan rüzgârda,
bil ki ben hayattayken kimse duymadı,
ve dünya…
ben ağlarken de dönmeye devam etti.
Kayıt Tarihi : 24.1.2026 23:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!