şimdi düşünsene Karaköy Akın Balık'tayız.
hava hafif serin
masanın altında çingene sobası,
omuzunda inceden bir hırka..
rakımız çay bardağında, soğukça
ve masada kızarmış ekmek, üç beş meze...
biz hafif hafif demlendikçe
Kadıköy motorları yanaşıyor iskeleye...
hiç konuşmuyoruz...
çatalın ucuyla tırtıklıyoruz mezeleri
fonda uğultuya kurban gitmiş bir Zeki Müren şarkısı...
insanlar balık pazarında koşuşturuyorlar...
ve biz birbirimizi hiç tanımadan gözlerimizle
birbirimize doğru gülüyoruz.
birden bire bir sessizlik oluyor
ve aynı anda konuşmaya çalışıyoruz…
o anlamlı zaman diliminde
anlamsızca balıkları getiriyorlar masaya...
sonra yine bir sessizlik...
içimizde hafif bir isyan...
inceden bir Can Yücel şiiri fısıldıyorum... gülümsüyorsun...
sonra balıkları pay ediyorsun o narin parmaklarınla...
bir sana bir bana...
tam o sırada
- anlat bakalım? diyorsun
ben telaşlı bir biçimde büyükçe bir yudum alıyorum rakımdan...
-neyi?
-kendini
sonra bir yudum daha alıyorum...
-kendimi mi?
- evet... tanımıyorum ya seni anlat işte..
şiir falan güzel ama ben seni dinlemek istiyorum...
-peki. ya sonra yaralarımı saracak mısın?
-elimden gelirse neden olmasın, ama belki de beraber uyuruz...
uyku her acının ilacı değil miydi?
Kayıt Tarihi : 2.07.2026 22:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!