Sen ki Celil,
Hegel’den bir kıvılcım, Marx’tan bir çelik aldın;
Ege’den süzülüp geldin,
adaleti bir hırka gibi sırtına taktın.
Whitman gibi “kendimi kutluyorum” dedin belki,
ama bildin:
adalet, halkın asıl ekmeğidir.
Duyuyor musun Celil,
ay ışığı Kordon’un taşlarına vuruyor.
Sessizlik mağrur,
yumruk sabaha hazır.
Biz edebiyatın tozlu koridorlarından çıktık,
mavi bir denize aktık,
dev yürekli, dalgalı, dirençli.
Aç yelkeni Celil,
maviliklere süreceğiz motorları.
Güneşli günleri,
o güzel günleri
mutlaka göreceğiz.
Elde adalet, kalpte sevgi,
dilimizde hürriyet;
seninle yeşerecek
beklediğimiz o memleket.
Şiirle cevap verdin sevgiye,
yalnızlıkta yoğurdun sevabı.
Kitapla, adaletle,
tertemiz bir sevdadan tuttun yolu.
Dayan Celil,
umut bugün senin elinde filizleniyor,
bilge ve vakur.
Bir karanfil elden ele geziyor,
çoraklıktan çıktık,
hasretle kuşandık.
Şiir sustuğunda değil,
başladığında
yıkılır haksızlığın kaleleri.
Dayan kitapla,
dayan sevdayla.
Aç yelkeni Celil,
maviliklere süreceğiz motorları.
Güneşli günleri,
o güzel günleri
mutlaka göreceğiz.
Adaletle, sevgiyle,
hür bir dille;
seninle Celil,
daima.
Kayıt Tarihi : 5.1.2026 17:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!